Hububatta Hasat Bayramı ve Tarla Günü

(İHA) - İhlas Haber Ajansı | 25.07.2014 - 15:07, Güncelleme: 13.11.2023 - 06:33 5250+ kez okundu.
 

Hububatta Hasat Bayramı ve Tarla Günü

      22 Temmuz 2014 Salı günü Kızılcakaya Köyü’nde gerçekleşen Hasat Bayramı ve Tarla Günü Etkinliği töreninde, bir konuşma yapan Valimiz Sayın Şerif Yılmaz şu ifadeleri kullandı:" Çok değerli çalışma arkadaşlarım, değerli çiftçilerimiz öncelikle, 2014 yılı hasatımızın bereketli olmasını, bol kazançlar getirmesini ve sağlık içerisinde de kazandığımızı yememizi Cenab-ı Hak nasip etsin.      Hasat Bayramı ve Tarla Günü etkinlikleri vesileyle sizlerle arazide buluştuk, bu organizasyonu yapan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bizler özellikle kırsal kesimde yaşayan insanlarımızın büyük bir kısmının tarımla geçindiğini bilen ve bu bağlamda da çözüm üretmeye çalışan bir yönetimle beraber çalışmalara devam ediyoruz. Bu gerek merkezi hükümet tarafından uygulanan tarım politikaları, gerekse yerelde İl Özel İdaresi kaynakları kullanılmak suretiyle özellikle kırsalda yaşayan insanlarımızın son yıllarda göç nedeniyle de zaman zaman nüfusun azaldığı da göz önüne alınırsa doğduğu yerde doymasını sağlayacak tedbirlerin alınması yönünde bir takım çalışmaları gerçekleştiriyoruz.      Avrupa Birliğine uyum süreci içerisinde en fazla rekabet etmemiz gereken alanlardan bir tanesi de tarımdır. Bu nedenle çiftçilerimizin,üreticilerimizin birim alanda daha yüksek gelir elde etmesini temin edecek çalışmaların gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bu güne kadar Kırsal Kalkınma ve Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığımızın vermiş olduğu hibe ve destekleri değişik toplantılarda gündeme getirdik. Biz devlet olarak çiftçilerimizin yanında olduğumuzu, hibe ve desteklerde azami seviyede istifade edilmesi gerektiğini söyledik ve bunla ilgili İlimizde sadece tarım alanında,  2013 yılında 50 milyon TL yi geçen bir rakam da hibe ve destek verildi. Son on yıla baktığımızda 450 milyon TL civarındadır.      Bugün çiftçimizin kullandığı makina ekipmanların büyük bir kısmını devlet olarak alıp %50 den fazlasını hibe etmek suretiyle çiftçilerimize kazandırıyoruz. bunun yanında da ürün çeşitlerinin de kaliteli olması gerekiyor, tohum desteği ile ilgilide yardımcı olmaya çalışıyoruz. Hem bitkisel üretimde, hem hayvansal üretimde desteklerimizi vermeye çalışıyoruz, desteklerimiz bundan sonrada devam edecek. Bu şu açıdan önemli, hala geleneksel üretim yapmaya devam edersek çiftçimiz para kazanamaz. Hem teknolojiyi kullanıp hemde bugün için toprağın analizinde o toprakta yetişecek olan ürüne varıncaya kadar bilimsel manada bunu değerlendirip kullandığımız zaman inanıyorum ki hava şartları iyi olduğu sürece en üst seviyede çiftçilerimiz kazanmaya devam edecekler.      Bunun içinde tarım teşkilatımızın özellikle arkadaşlarımızın bizzat araziye gelip arazide çiftçimizin yanında olması gerekiyor. Tarladaki ürünle veya biçerdöverdeki tane kaybıyla ile ilgili yada sertifikasız biçerdöver operatörün olduğu zaman bize bildirilsin denilmeyecek, bizzat tarlaya giderek yerinde bakmamız gerekiyor. Tarladaki anız yüksekliğini, tarladaki tane kaybını çiftçi bildirmeyecek, arkadaşlarımız bizzat arazi için kullanılan şapkasını ve çizmesini giyerek dolaşacaklar, arkadaşlar kravat takmayacaklar, kıyafet olarak arazide nasıl olunması gerekiyorsa o şekilde olacaklar.       Tarım teşkilatında ki arkadaşlarımız eğer bu araziye, tarlalara inerse tarımımız kalkınır. Ancak teşkilat olarak benden hala masa istiyorlarsa, İl Müdürlüğü bize dar geliyor bize yeni bir bina yapalım diyorlarsa, bu ülkede tarım batar. Her şeyi gerçeği ile görmemiz lazım veterinerimiz ahırda olacak, ziraat mühendisi ve ziraat teknisyeni arkadaşlarımız tarlada buğdayın ve biçerdöverin başında olacak. Operatörün yaptığı yanlışı yerinde tespit edip, müdahale edecek. Bunlar yapılmadığı için anızlarımız 15-20-30-40 santime kadar anız kalıyor ondan sonra anızları yakmak zorunda kalıyoruz. Bunlara zamanında müdahale edersek bu anız yakmayı da engelleriz. Biz ne kadar her gün anız yakmak suçtur,  Kanunlarla yasakta koysak, para cezası vereceğiz desek de bunun inandırıcılığı olmuyor.      Bunu bizzat kendimiz arazide yaşayacağız ve yaşadıktan sonra da başkalarına söz söyleme hakkını kendimizde bulacağız. O nedenle arkadaşlarımızın özellikle biçerdöver operatörü olarak görevlendirdiğimiz arkadaşlarımızda dahil olmak üzere herkes arazide olacak. Mesaimiz arazide başlayacak ve arazide bitirilecek, o nedenle bizim eğer çiftçi ile beraber üretici ile beraber yaşar isek Tarım Teşkilatını ayağa kaldırırız.      Bu sene geçen yıla göre yağmurların az yağması ve diğer sulama sistemini tam kullanamadığımız için bir kısım yerlerde sulama imkanımız olmadı, ama inşallah onu da önümüzdeki yıllar itibariyle mevcut sulanabilir tarım arazilerini aşağı yukarı şuanda yaptığımız, kullandığımız inşaatı devam eden ve projelendirdiğimiz planladığımız, sulama tesisleri ve göletlerle beraber kullanabilir tarım arazisinin %80’ni birkaç yıl içinde sulamaya açmış olacağız. Bu bugün itibariyle mevcut sulama tesislerimizin %18’ni %17’sini düşündüğümüz zaman yine eksiğimiz var. Sulanabilir arazilerdeki sulamayı ve su isteyen ürünlere dönüşümü henüz sağlanamamıştır.      Buğday bizim açımızdan stratejik bir üründür. Artı buğdayın kalitesini yükseltmek için de çalışmalar yapmamız gerekiyor. Çünkü bizim zaman zaman belki basın ve medya vasıtasıyla gündeme geliyor. Bunu farklı siyasi amaçlarla da kullanılıyor. Türkiye’de bu kadar buğday üretimi varken buğday ithal ediyoruz. Bu yanlış anlaşılmasın birisinin menfaati içinde değil. Yeteri kadar ekmeklik buğday Türkiye’de üretemiyoruz. Ürettiğimiz buğdayların büyük bir kısmı yine oranları ve rakamsal dökersek tam söylemeyeceğim ama büyük bir kısmını biz yemlik olarak kullanıyoruz. Bizim dışarıdan getirdiğimiz ithal ettiğimiz buğdayları ekmeklik buğday olarak kullanıyoruz. O nedenle buğdayın kalitesini yükseltmemiz gerekiyor, çünkü bizim açımızdan da baktığımızda kısa süre içerisinde aynı alanlarda devamlı buğday ekiyoruz ve bu hem verimi düşürüyor, hem kaliteyi düşürüyor. Ondan sonra da istediğimiz geliri elde edemiyoruz.      Ben bu duygularla inşallah bundan sonraki yıllar itibariyle de Kütahya’da tarımın daha üst seviyelere gelmesi ve üst seviyede gelir elde edecek çalışmaların tarım teşkilatımızla, vatandaşlarımız ve çiftçilerimizle beraber gerçekleştirilmesini ümit ediyorum. 2014 yılı hasatının tekrar hayırlı olmasını, bereketli olmasını kazasız belasız bir sezon geçirmenizi diliyorum. Ayrıca idrak edeceğimiz Kadir Gecesini ve Ramazan Bayramınızı şimdiden tebrik ediyor hepinize saygılar sunuyorum.    İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünce düzenlenen "Tarımsal Yayım Hizmetlerinin Desteklenmesi Projesi" katılımlarından dolayı İhsan Doğanʹa katılım belgesi Valimiz Sayın Şerif Yılmaz tarafından verildi.    Hasat Bayramı ve Tarla Günü etkinlikleri programı devamında Merkez Kızılcakaya Köyüʹnde İhsan Doğanʹa ait buğday tarlasında dua edilerek, biçer döver makinası ile tarladan ilk hasat elde edildi.           Kızılcakaya Köyü’nde gerçekleştirilen Hasat Bayramı törenine Valimiz Sayın Şerif Yılmaz ile birlikte İl Emniyet Müdürü Mehmet Gülnaz, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Muhittin Şahin, İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdür V. Mustafa Kurt, daire müdürleri, STK Temsilcileri, İl Gıda Tarım Müdürlüğü personeli, çiftçiler ve vatandaşlar katıldı.   DORUK
      22 Temmuz 2014 Salı günü Kızılcakaya Köyü’nde gerçekleşen Hasat Bayramı ve Tarla Günü Etkinliği töreninde, bir konuşma yapan Valimiz Sayın Şerif Yılmaz şu ifadeleri kullandı:" Çok değerli çalışma arkadaşlarım, değerli çiftçilerimiz öncelikle, 2014 yılı hasatımızın bereketli olmasını, bol kazançlar getirmesini ve sağlık içerisinde de kazandığımızı yememizi Cenab-ı Hak nasip etsin.      Hasat Bayramı ve Tarla Günü etkinlikleri vesileyle sizlerle arazide buluştuk, bu organizasyonu yapan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bizler özellikle kırsal kesimde yaşayan insanlarımızın büyük bir kısmının tarımla geçindiğini bilen ve bu bağlamda da çözüm üretmeye çalışan bir yönetimle beraber çalışmalara devam ediyoruz. Bu gerek merkezi hükümet tarafından uygulanan tarım politikaları, gerekse yerelde İl Özel İdaresi kaynakları kullanılmak suretiyle özellikle kırsalda yaşayan insanlarımızın son yıllarda göç nedeniyle de zaman zaman nüfusun azaldığı da göz önüne alınırsa doğduğu yerde doymasını sağlayacak tedbirlerin alınması yönünde bir takım çalışmaları gerçekleştiriyoruz.      Avrupa Birliğine uyum süreci içerisinde en fazla rekabet etmemiz gereken alanlardan bir tanesi de tarımdır. Bu nedenle çiftçilerimizin,üreticilerimizin birim alanda daha yüksek gelir elde etmesini temin edecek çalışmaların gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bu güne kadar Kırsal Kalkınma ve Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığımızın vermiş olduğu hibe ve destekleri değişik toplantılarda gündeme getirdik. Biz devlet olarak çiftçilerimizin yanında olduğumuzu, hibe ve desteklerde azami seviyede istifade edilmesi gerektiğini söyledik ve bunla ilgili İlimizde sadece tarım alanında,  2013 yılında 50 milyon TL yi geçen bir rakam da hibe ve destek verildi. Son on yıla baktığımızda 450 milyon TL civarındadır.      Bugün çiftçimizin kullandığı makina ekipmanların büyük bir kısmını devlet olarak alıp %50 den fazlasını hibe etmek suretiyle çiftçilerimize kazandırıyoruz. bunun yanında da ürün çeşitlerinin de kaliteli olması gerekiyor, tohum desteği ile ilgilide yardımcı olmaya çalışıyoruz. Hem bitkisel üretimde, hem hayvansal üretimde desteklerimizi vermeye çalışıyoruz, desteklerimiz bundan sonrada devam edecek. Bu şu açıdan önemli, hala geleneksel üretim yapmaya devam edersek çiftçimiz para kazanamaz. Hem teknolojiyi kullanıp hemde bugün için toprağın analizinde o toprakta yetişecek olan ürüne varıncaya kadar bilimsel manada bunu değerlendirip kullandığımız zaman inanıyorum ki hava şartları iyi olduğu sürece en üst seviyede çiftçilerimiz kazanmaya devam edecekler.      Bunun içinde tarım teşkilatımızın özellikle arkadaşlarımızın bizzat araziye gelip arazide çiftçimizin yanında olması gerekiyor. Tarladaki ürünle veya biçerdöverdeki tane kaybıyla ile ilgili yada sertifikasız biçerdöver operatörün olduğu zaman bize bildirilsin denilmeyecek, bizzat tarlaya giderek yerinde bakmamız gerekiyor. Tarladaki anız yüksekliğini, tarladaki tane kaybını çiftçi bildirmeyecek, arkadaşlarımız bizzat arazi için kullanılan şapkasını ve çizmesini giyerek dolaşacaklar, arkadaşlar kravat takmayacaklar, kıyafet olarak arazide nasıl olunması gerekiyorsa o şekilde olacaklar.       Tarım teşkilatında ki arkadaşlarımız eğer bu araziye, tarlalara inerse tarımımız kalkınır. Ancak teşkilat olarak benden hala masa istiyorlarsa, İl Müdürlüğü bize dar geliyor bize yeni bir bina yapalım diyorlarsa, bu ülkede tarım batar. Her şeyi gerçeği ile görmemiz lazım veterinerimiz ahırda olacak, ziraat mühendisi ve ziraat teknisyeni arkadaşlarımız tarlada buğdayın ve biçerdöverin başında olacak. Operatörün yaptığı yanlışı yerinde tespit edip, müdahale edecek. Bunlar yapılmadığı için anızlarımız 15-20-30-40 santime kadar anız kalıyor ondan sonra anızları yakmak zorunda kalıyoruz. Bunlara zamanında müdahale edersek bu anız yakmayı da engelleriz. Biz ne kadar her gün anız yakmak suçtur,  Kanunlarla yasakta koysak, para cezası vereceğiz desek de bunun inandırıcılığı olmuyor.      Bunu bizzat kendimiz arazide yaşayacağız ve yaşadıktan sonra da başkalarına söz söyleme hakkını kendimizde bulacağız. O nedenle arkadaşlarımızın özellikle biçerdöver operatörü olarak görevlendirdiğimiz arkadaşlarımızda dahil olmak üzere herkes arazide olacak. Mesaimiz arazide başlayacak ve arazide bitirilecek, o nedenle bizim eğer çiftçi ile beraber üretici ile beraber yaşar isek Tarım Teşkilatını ayağa kaldırırız.      Bu sene geçen yıla göre yağmurların az yağması ve diğer sulama sistemini tam kullanamadığımız için bir kısım yerlerde sulama imkanımız olmadı, ama inşallah onu da önümüzdeki yıllar itibariyle mevcut sulanabilir tarım arazilerini aşağı yukarı şuanda yaptığımız, kullandığımız inşaatı devam eden ve projelendirdiğimiz planladığımız, sulama tesisleri ve göletlerle beraber kullanabilir tarım arazisinin %80’ni birkaç yıl içinde sulamaya açmış olacağız. Bu bugün itibariyle mevcut sulama tesislerimizin %18’ni %17’sini düşündüğümüz zaman yine eksiğimiz var. Sulanabilir arazilerdeki sulamayı ve su isteyen ürünlere dönüşümü henüz sağlanamamıştır.      Buğday bizim açımızdan stratejik bir üründür. Artı buğdayın kalitesini yükseltmek için de çalışmalar yapmamız gerekiyor. Çünkü bizim zaman zaman belki basın ve medya vasıtasıyla gündeme geliyor. Bunu farklı siyasi amaçlarla da kullanılıyor. Türkiye’de bu kadar buğday üretimi varken buğday ithal ediyoruz. Bu yanlış anlaşılmasın birisinin menfaati içinde değil. Yeteri kadar ekmeklik buğday Türkiye’de üretemiyoruz. Ürettiğimiz buğdayların büyük bir kısmı yine oranları ve rakamsal dökersek tam söylemeyeceğim ama büyük bir kısmını biz yemlik olarak kullanıyoruz. Bizim dışarıdan getirdiğimiz ithal ettiğimiz buğdayları ekmeklik buğday olarak kullanıyoruz. O nedenle buğdayın kalitesini yükseltmemiz gerekiyor, çünkü bizim açımızdan da baktığımızda kısa süre içerisinde aynı alanlarda devamlı buğday ekiyoruz ve bu hem verimi düşürüyor, hem kaliteyi düşürüyor. Ondan sonra da istediğimiz geliri elde edemiyoruz.      Ben bu duygularla inşallah bundan sonraki yıllar itibariyle de Kütahya’da tarımın daha üst seviyelere gelmesi ve üst seviyede gelir elde edecek çalışmaların tarım teşkilatımızla, vatandaşlarımız ve çiftçilerimizle beraber gerçekleştirilmesini ümit ediyorum. 2014 yılı hasatının tekrar hayırlı olmasını, bereketli olmasını kazasız belasız bir sezon geçirmenizi diliyorum. Ayrıca idrak edeceğimiz Kadir Gecesini ve Ramazan Bayramınızı şimdiden tebrik ediyor hepinize saygılar sunuyorum.    İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünce düzenlenen "Tarımsal Yayım Hizmetlerinin Desteklenmesi Projesi" katılımlarından dolayı İhsan Doğanʹa katılım belgesi Valimiz Sayın Şerif Yılmaz tarafından verildi.    Hasat Bayramı ve Tarla Günü etkinlikleri programı devamında Merkez Kızılcakaya Köyüʹnde İhsan Doğanʹa ait buğday tarlasında dua edilerek, biçer döver makinası ile tarladan ilk hasat elde edildi.           Kızılcakaya Köyü’nde gerçekleştirilen Hasat Bayramı törenine Valimiz Sayın Şerif Yılmaz ile birlikte İl Emniyet Müdürü Mehmet Gülnaz, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Muhittin Şahin, İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdür V. Mustafa Kurt, daire müdürleri, STK Temsilcileri, İl Gıda Tarım Müdürlüğü personeli, çiftçiler ve vatandaşlar katıldı.   DORUK
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve dorukmedya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.