CHP'nin Demokrasi Şölenine, Coşkulu Katılım

Siyaset 01.03.2019 - 11:03, Güncelleme: 13.11.2023 - 06:33 5457+ kez okundu.
 

CHP'nin Demokrasi Şölenine, Coşkulu Katılım

Cumhuriyet Halk Partisi Kütahya İl Teşkilatı tarafından Hezar Dinari Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Demokrasi Şöleni buluşma toplantısına yoğun katılım sağlandı. CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel, CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal, Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, CHP Kütahya İl Başkanı Makbul Sarı, CHP Kütahya Belediye Başkan Adayı Eyüp Kahveci, il başkanları, ilçe ve belde belediye başkan adayları ile çok sayıda partilinin katıldığı toplantıda CHP’nin derman belediyeciliği anlatıldı.
Toplantıda açılış konuşması yapan CHP Kütahya İl Başkanı Makbul Sarı 31 Mart yerel seçimlerinde Kütahya Merkez olmak üzere tüm ilçe ve beldelerde seçim hazırlıklarımızı tamamladıklarını belirterek, “Bazı İlçe ve Beldelerde İyi Parti ile Güçbirliği yaptık. Güçbirliği yapmamıza olanak sağlayan CHP Genel Başkanımız Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU ve İyi Parti Genel Başkanı Sayın Meral AKŞENER başta olmak üzere İyi Parti Kütahya İl ve İlçe Başkanlarına, Partimizin İl ve İlçe Yöneticilerine teşekkürü bir borç bilirim.  Merkez İlçe başta olmak üzere 13 İlçe 15 beldede değişimi gerçekleştirmek, Derman Belediyecilik anlayışımızı 31 Mart’ta zaferle sonuçlandırmak üzere tüm örgütlerimizle, başkan adaylarımız, belediye meclisi ve il genel meclisi adaylarımızla hazırız. 41 yıl sonra Milletvekili çıkarmanın gururu ile, 74 yıl sonra Kütahya Belediye Başkanlığını kazanacağımıza inanıyoruz, halkımıza güveniyoruz, kazanacağız.  Biz; yurttaşlarımızın yaşam tarzlarına, değerlerine ve kimliklerine saygılı davranan, hiç kimseyi ötekileştirmeyen, hoşgörülü bir belediyecilik anlayışı istiyoruz. Biz; kentlerde oluşan zenginliğin bir avuç siyasetçinin ya da yandaşın cebine rant olarak girmesini değil tüm yurttaşlarımıza hakça dağıtılmasını istiyoruz. Biz; kent sakinlerine ödedikleri vergilerin hesabının verildiği ve tüm harcamaların denetlendiği şeffaf bütçeli belediyeler istiyoruz.  Biz; yoksulluğun, açlığın ve işsizliğin olmadığı; hiçbir çocuğumuzun yatağına aç girmediği kentler istiyoruz.  Biz; tüketen ve israf eden değil, her alanda üreten insanlarımıza nitelikli istihdam yaratan belediyeler istiyoruz. Biz; yenilikleri ve akıllı teknolojileri kentlerin doğasına ve kültürel mirasına ihanet etmeden hayata geçiren belediyeler istiyoruz.  Biz; kent sakinlerinin trafikte harcadığı süreyi azaltan ve ulaşım maliyetlerini düşüren yenilikçi ve alternatif modelleri sunan belediyeler istiyoruz. Biz yüksek binalardan beton yığınlarında boğulmak değil çocuklarımızın parklarda ve yeşil alanlarda oynadığı, planlı temiz ve nefes alabileceğimiz kentler istiyoruz. Biz Değişim isteyen yurttaşlarımıza Derman Olmaya Geliyoruz. Başaracağız, Kazanacağız. Martın Sonu Bahardır.” Dedi. CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal, Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç da toplantıda konuşma yaparak Kütahya’ya destek olacaklarını ifade ettiler.   CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, 41 yıl sonra Kütahya’da bir şeyler yaptıklarını vurgulayarak, “Geçmiş 7 ayda bir muhalefetin Kütahya’da neler yapabileceğini tüm Türkiye’ye gösterdik. Ulusal çapta ses getiren çalışmalarımız oldu. Önümüzdeki süreçte bunun yansımaları da olacak. Kütahya’da Sayın Eyüp Kahveci başta olmak üzere, Tavşanlı, Dumlupınar, Altıntaş, Çavdarhisar, Aslanapa, Simav, Domaniç başta olmak üzere ve İyi Parti ile ittifak içinde olduğumuz tüm ilçelerde seçimi kazanmak amacındayız. İlk defa tüm ilçelerde kazanma hedefiyle yola çıktık. Yolumuz açık olsun.” Dedi.   Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkan Vekili Özgür Özel, katılımcıları selamlayarak başladığı konuşmasında, “Alnı açık, başı dik, koca yürekli, haramdan ve yalandan korkan Kütahya’nın güzel insanları hepinize merhaba. Bugün burada çok değerli dostlarımızla, adaylarımızla birlikteyiz. Kütahya’da 41 yıl sonra milletvekilimizin olmadığı bir süreçte bir milletvekiline kavuşmanın ve özellikle kentinin sorunlarına hakim, mecliste kürsüyü kendisine verdiğimizde sizlerin sorunlarınızı meclise taşıyan Ali Fazıl Kasap için bu salonda emeği geçen herkese özellikle teşekkür ediyorum.  Zor bir süreç içerisindeyiz. Zor bir yerde siyaset yapıyorsunuz. Şu anda sadece Simav’ın Demirci ilçesinden belediye başkanımız var. Başkanımız yine Demirci’de aday, belediye başkanlığı açısından altı oklu bayrağı bir süredir tek başına taşıyor. İnşallah kendisinin yalnızlığı 31 Mart günü inşallah kendisinin yalnızlığı Eyüp Başkan yanında olmak üzere çok sayıda belediye başkanımızla Kütahya’da sona erecek. İnsani gelişmişlik endeksi diye bir endeks var. Belediyeler nasıl çalışıyor. Birleşmiş milletler 50’nin üzerinde kriter belirlemiş. Suyun temizliğine, havanın temizliğine, kültürel aktivitelere bakıyorlar, kentin temizliğine bakıyorlar… ve Türkiye’deki binin üzerinde belediyeyi ıraya diziyorlar. İlk on belediye açıklandı, listeye baktık listede 10 belediyenin on belediyesi de Cumhuriyet Halk Partisi. İlk 30’da 20 tane bizim, son onda hiç CHP’li yok ama son onun en yaşanamaz belediyenin sekiz tanesi de AKP’li. Geçen seçimden bugüne kadar yüzde 5.5 Tepebaşı nüfus olarak büyümüş, yüzde 6.8 Odunpazarı büyümüş, AKP’li belediyeler nüfus olarak yüzde 15-20 arasında azalmış. İç göçte Eskişehirliler, AKP’nin yönettiği 10 belediyeden, CHP’nin yönettiği 4 belediyeye doğru göçmüşler. Türkiye’de durum nasıl? En çok göç alan belediyeler CHP’de, en çok göç veren belediyeler AKP’de. Kütahya ne yapsın? Kütahya’dan kalkıp doğdukları yeri bırakıp Eskişehir’e mi gidecekler? Böyle bir şeye ihtiyaç yok. Onun yerine Eyüp Başkanı seçecekler. Tavşanlı’da, Simav’da, Şaphane’de, Domaniç’te, Çavdarhisar’da, Aslanapa’da eğer iyi yaşamak isteniyorsa, eğer buralarda insana insan gibi değer verilsin, doğaya sahip çıkılsın, yeşil de mavi de korunsun, engellilerin aday olduğu belediye meclisi Eyüp başkanla birlikte hem engellilere hem bütün dezavantajlı gruplara elinden gelen en iyi hizmeti yapacak ve kısa süre ieçrisine Kütahay Eskişehir, Muğla, Aydın, İzmir Nasılsa, CHP’nin yönettiği Giresun’umuz nasılsa Kütahya’mızda da insanımız öyle mutluluk içinde, geleceğe huzurla bakacak. Eyüp Bey neler vaat ediyor? Umut vaat ediyor, iyi bir gelecek vaat ediyorlar, insanca hizmet, eşitlik ilkesine aykırı olmadan, kayrılmadan, kimseyi kayırmadan, kimseyi ötekileştirmeden bir kenti yönetmeyi vaat ediyor ve umudun siyasetini yapıyorlar. Karşımızda ne var? Karşımızda umudun siyasetini tüketmiş, siyasette umudu tüketmiş, ne vaat edersek edelim, geçmişte ne vaat ettik de yaptık şimdi bir daha aynı şeyi nasıl söyleriz diyenlerin korku siyaseti var. 31 Mart’ta oyu bize vermezseniz siz mahvolunuz diyorlar. Neden? Seçim muhtar seçimi, seçim belediye başkan adayı seçimi, seçim belediye meclis üyesi seçimi, hayır diyorlar, bu; varlık, yokluk, beka seçimi. Bu, umudu söyleyip, geleceğe güzel günleri vaat edemeyenlerin korkutarak oy almasıyla ilgili buldukları yeni bir taktik. Burada Recep Tayyip Erdoğan ile Devlet Bahçeli ayrı ayrı promterlere bakıyorlar, kablolar aynı yerden. İkisi de ortak içerik üretiyor aynı şeyi söylüyorlar. Buradan Recep Tayyip Erdoğan’a da, Devlet Bahçeliye de, bunların soyadı Soylu içişleri bakanına da, bunun yanın da dış işleri bakanına da bu partiler adına çıkıp konuşan herkese söylüyoruz, aha bakın biz Kütahya’dayız, buradan söylüyoruz, mavi gözlü devin söylediği gibi geldikleri gibi giderler. Bir gerçek var, millete, sadece size değil, 82 milyona, AKP’lisine, MHP’lisine, HDP’lisine, İYİ Partilisine, mecliste olmayan partilere oy verenlere, milletin hepsine, bundan iki belediye fazla kazanmak, beş on belediyeyi kaybetmemek için Ankara, İstanbul korkusuyla illet ve zillet diyorlar. Millet ne yapar biliyor musunuz? Kendisine lakap takana, kendisine hakaret edene, kendisini hakir görene, yukarıdan bakıp kendi kibiriyle milletle alay edene, illet, zillet diyene, sen lakap taktın ya, bir tane kulp takar, o kulpla alır seni 31 Mart’ta siyasetin rafına kaldırır.” 26 Ağustos’ta büyük taarruz emrinin verildiği yerden söylüyoruz, 30 Ağustos Büyük Zafer’in taçlandığı topraklardan söylüyoruz, kürdüyle, Türküyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Alevisiyle, SÜnnisiyle bu ülkenin beka sorununu hep birlikte halletmiş, Türk milletinin bağrından söylüyoruz, 31 Mart bir yerel seçimdir. Bu ülkenin bir beka sorunu yok ancak İstanbul’daki, Ankara’daki kaybetmekte olduğunuz bütün şehirlerdeki yandaş müteahhitlerinizin rant odaklarının ve sizin partilerinizin beka sorunu var kardeşim doğrudur. Bir beka sorunu varsa size yandaşlık eden, sizin beslemeleriniz, bu milletin sırtından bir sivrisinek gibi beslenen kan emici, yolsuzluğa bulaşmış yandan müteahhitlerinizin beka sorunu vardır. Şimdi Tayyip Erdoğan meydanlara çıkmış, “Nerden nereye” diye bir şarkı yazmış. Olacak iş değil. 17 yıldır memleketi yönetiyorsunuz, işsizliğin nerden nereye geldiği ortada, yoksulluğun nerden nereye geldiği ortada, yolsuzluğun nerden nereye geldiği ortada. Ama birlikte bir yolu takip ediyorlar. En son geldiğimiz nokta şu: vatandaş 81 ilde parasını vererek patates, domates, sivri biber, patlıcan alamayacak duruma geldi. İstanbul’da belli yerlere koyduğunuz, insanları insanlık onuruna aykırı bir şekilde sıraya soktuğunuz demir parmaklıklarla, ucuz iki kilo patates için, bir kilo sivri biber için çektirdiğiniz cefa, bu ülkede bir sorunun çözümü değil, ülkenin kötü yöne gittiği, tarım politikasının çöktüğü, ekonominin çöktüğüyle ilgili bir gerçeğin adeta tescillenmesinden başka bir şey değildir. Kameraları tanzim satışa götürüp, burada patlıcan ucuza satılıyor deyince Kütahya’da patates ucuzlamıyor. Var mı Kütahya’da tanzim satış, ucuza alabiliyor musunuz? Ama İstanbul’a güneş açınca Türkiye’ye yaz geliyor diyorlar. Ama gelmiyor. O tanzim satış mağazaları üç şehirde var. bugün yeniden tanzim satışa ihtiyaç olduysa, CHP’nin tanzim satış uygulamasını özelleştiren AKP zihniyeti yüzünden vardır. Bugün Türkiye’deki tanzim satışlar çadırda duruyor ya da tekerlekli minibüslere bindirmişler. Tanzim satış için ne kadar bir dönem için alım planladınız diye sorduk. Bundan 15 – 20 gün önce cevap geldi; iki aylığına diye. Hesaplayın; 31 Mart akşamı seçim çadırı bitti mi tanzim satış çadırı da indi. 31 mart akşamı Tayyip Erdoğan’ın seçim otobüsü meydandan gitti mi tanzim satış arabası da gidecek. Ondan sonra 4 yıl süre ile yine aynı sıkıntılarla vatandaşımız karşı karşıya. Şimdi buradan Kütahya’daki ve Türkiye’nin dört bir yanındaki AKP’li ve MHP’li kendine söz verilmiş ve tutulmamış olan seçmenlere seslenmek istiyoruz. EYT için bütün gayretimizi gösterdik, EYT’lileri unuttular. Ben milletimi enflasyona ezdirmem dedi, gerçek enflasyon yüzde 45-50, TÜİK’te ayar yaptılar yüzde 20.6, zammı ne verdiler? 10.4. Yerel seçim; birilerinin dediği gibi beka seçimi falan değildir. Yerel seçim, seçmenin cebinde iki tane kart tutan, bu kartlardan bir tanesi memnun olmadığın belediye başkanı varsa ona göstereceğin kırmızı karttır. Kütahyalılar bu belediyeden memnun değilse ver kırmızı kartı, getir Eyüp Başkanımızı Kütahya’yı güzel yönetsin. Ama bir kart daha var o da sarı kart. Uyarı kartı. Kime? İktidara. Kütahyalı AKP’liler, MHP’liler; eğer bu iktidara, bu cumhur ittifakına, bize ağıza alınmayacak her türlü sözü söyleyerek seçim kazanmaya çalışan bunlara bir kez daha oy verecek olurlarsa siyaset bunu şöyle okur; Emeklilikte yaşa takılan kızdı, bağırdı, çağırdı ama yine bizden memnun, oyunu verdi. Biz; Kütahyalı çiftçiye mazotun yarısı senden yarısı benden demiştik ama bu sözümüzü tutmadık, ne mazot ne diğer desteklemeyi yapmadık ama çiftçi yine bize oyunu verdi diyecekler. Bunu dedikten sonra da dört yıl boyunca inim inim yine bu zorlu ve acımasız politikaların altında ezilirsiniz. Nerden nereye diye başladık lafa. Evet Sayın Recep Tayyip Erdoğan, şarkınız çok doğru, nerden nereye?  Bugün gelinen noktada CHP 31 Mat’ı genel iktidarın uyarılacağı, yerel iktidarın değişeceği seçimler olarak görüyor. Eyüp Başkan, iktisatçı, iyi ekonomi bilgisi var, Kütahya’da markalaşmış önemli şirketlerde görev yapmış bir kişi. Bu seçimi Eyüp Başkanı kazandıracak bir kişi var, sensin.” İfadelerini kullandı.   CHP Kütahya Belediye Başkan Adayı Eyüp Kahveci ise, “Vatandaşlarımız, 31 Mart 2019 Pazar günü gerçekleştirilecek olan yerel seçimle; Şehrül-Eminini, yani, şehri ve içinde yaşayanları emanet bilen, bu emanete ihanet etmeyecek, şehrin emin kişisini, Şehrin idaresinde adil, sadık ve vefalı olacak yiğidini, Şehrin halkına hizmet ederken hakka, hakka hizmet ederken de halka  hizmet ettiğini bilecek; hak pişirecek, hak dağıtacak, hak gözetecek adamını, Halkı ayırt etmeksizin sevecek, sayacak, hissedecek hizmet erini, Kütahya’nın vizyonunu değiştirecek liderini, Çevre illerle rekabette geri bıraktırmayacak ve ekonomik kalkınmasını sağlatacak şehir yöneticisini, İş adamları ile sanayicisinin ve ihracatçısının önünü açacak ve bürokrasiyi yönetecek erdem sahibini, Geleneksel yönetim yaklaşımının ötesine geçmiş, Tanıtım, Turizm, Ulaşım, Altyapı, Şehircilik, Çevre, Eğitim, Kültür, Sağlık, Spor, Ekonomik Yapı gibi konularda ekibiyle ve 5-10 yıllık stratejik planlarıyla ilimizi arkasından sürükleyecek proje adamını ve yatırım uzmanını, iş başına getirecektir. “Ayağa kalkacaksan halk için kalk” düsturu ile Hak adına adaleti, barışı, ekonomik refahı ve kentin dönüşümünü tesis etmek için yola çıktık. Bu bağlamda şehrin imarından, turizminden, yatırımından, çöpünden, suyundan, çevresinden, bünyesinde bulunan şirketlerden ve o yerleşim yerinde yaşayanların refahından vb. gibi şeylerden sorumlu olacak ve Kütahya halkının aradığı HALKIN ADAMI unvanına yakışacak en uygun adayın biz olduğumuzu iddia ediyoruz. Dünya üzerindeki politik, ekonomik, sosyo-kültürel ve teknolojik değişimleri kapsamlı olarak analiz ettiğimizde yeni bir dünya düzeninin oluşmakta olduğunu gözlemliyoruz ve Kütahya’mız ile Türkiye’mizin bu değişimi etkin yönetmesi lazım geldiğini her daim vurguluyoruz. Artık “Sanayi Toplumu” aşamasının bittiği ve “Bilgi Toplumu” aşamasına geçildiği noktadayız. Bu yeni dünya düzeninde herkesin konumlanmasını doğru yapması, yerini alması ve eğilimleri iyi takip etmesi gerekmektedir. Çünkü; Ekonomik refah arayan insanlar kentlere göç ediyor; bazı kentlerin nüfusu azalıyor, bazı kentlerin nüfusu artıyor. Ataerkil aile yerini çekirdek aileye bırakıyor. Kadınlar iş hayatına hızlı bir şekilde giriyor. Orta sınıf önemli bir şekilde yükselişe geçiyor. Sosyo-ekonomik ve kültürel yaşam, “sınırlı şeffaflıktan sınırsız şeffaflığa” ilerliyor. Ekonomik güç merkezi Batı’dan doğuya kayıyor. Bütün bu oluşumları ve koşullarını bilmeden, kavramadan, etkilerini hesaplamadan işlerimizi yönetemeyiz; geleceğimizi sağlam temeller üzerine inşa edemeyiz. Şehirlerin yönetim sistem kapasitesini oluşturma ve geliştirmede; Siyasi irade, iş dünyası, meslek kuruluşları, kamu kurumları, Sivil Toplum Kuruluşları (STK), Üniversiteler, Basın ve Halkla etkili işbirliği ve uyumlu çalışma gerekir. Yetenekleri, girişimcileri, yatırımcıları, sanayicileri, etkinlikler ile yerli ve yabancı turistleri şehrimize çekebilmek için önemli bir rekabete gireceğimizi bilmemiz gerekir. Başarı, ancak marka çalışmalarını etkin yöneterek, ulusal ve uluslararası arenada konumlanarak gerçekleşebilecektir. Bu durum, özetle, şehrin pazarlama ve marka yönetimi sürecine dahil olması ve bunu yetkin kişilerce yönetmeyi başarması anlamına gelmektedir. Ulusal ve uluslararası rekabet ortamında Kütahya’nın kendisini diğer şehirlerden ayırt etme noktasında MARKA YÖNETİMİ’ndeki eksikliği ortadadır. 31 Mart 2019 Pazar günü gerçekleştirilecek olan MAHALLİ SEÇİM, partilerin ya da adayların yarıştığı bir seçim olmayacak. Bu seçime, dönüşmek, kabuğunu kırmak ve gelişmek isteyip; iyi günler ve sağlıklı yarınlar görmek isteyen Kütahya seçmeni damgasını vuracaktır. Futbol takımı tutar gibi parti destekleme dönemi bitmelidir. Kütahya bugüne kadar bu yüzden kaybetmiştir. Hangi partiden ve hangi görüşten olursa olsun, bu seçimin yerel mahalli seçim olduğunun bilincinde olup, Kütahya’nın gelişmesinde ve dönüşmesinde bize inanmış, gönül vermiş ve sevgisine nail olma şerefi vermiş seçmenlerimizin destekleri, halkımın teveccühü ile bu yerel seçimlerde bir tarih yazılacak ve dönüşüm başlatılacaktır. Kütahya Belediye Başkanı seçildiğimde, Sosyo Kültürel, Tarih, Turizm, Spor, Sağlık, Ekonomi, Yatırım Yönetimi vb. açısından Kütahya’mın önünü açmak ve Kütahya’mı Marka Şehir haline getirmek için herkesle uyum içinde çalışmak Boynumun Borcu olsun. 1 Nisan’dan itibaren inşallah Kütahya Belediye Başkanı sıfatıyla Kütahya’mıza Hizmet Edeceğiz, Kütahya’mız Kazanacak. Rabbim muvaffak eylesin. Siyasi görüşü de ne olursa olsun, “Bana Muhalefet Edene Sevgiden Başka Verilecek Bir Şeyim De Olmayacak.” Fikirlerimizin, çabalarımızın ve çalışmalarımızın ülkemize, Kütahya’mıza ve kendimize hayırlar getirmesini diliyor, saygılar sunuyorum.  Konuşmaların ardından CHP il, ilçe Belediye Başkan adayları ve Belediye Meclis Üyesi adayları tanıtıldı. - DORUK
Cumhuriyet Halk Partisi Kütahya İl Teşkilatı tarafından Hezar Dinari Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Demokrasi Şöleni buluşma toplantısına yoğun katılım sağlandı. CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel, CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal, Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, CHP Kütahya İl Başkanı Makbul Sarı, CHP Kütahya Belediye Başkan Adayı Eyüp Kahveci, il başkanları, ilçe ve belde belediye başkan adayları ile çok sayıda partilinin katıldığı toplantıda CHP’nin derman belediyeciliği anlatıldı.

Toplantıda açılış konuşması yapan CHP Kütahya İl Başkanı Makbul Sarı 31 Mart yerel seçimlerinde Kütahya Merkez olmak üzere tüm ilçe ve beldelerde seçim hazırlıklarımızı tamamladıklarını belirterek, “Bazı İlçe ve Beldelerde İyi Parti ile Güçbirliği yaptık. Güçbirliği yapmamıza olanak sağlayan CHP Genel Başkanımız Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU ve İyi Parti Genel Başkanı Sayın Meral AKŞENER başta olmak üzere İyi Parti Kütahya İl ve İlçe Başkanlarına, Partimizin İl ve İlçe Yöneticilerine teşekkürü bir borç bilirim.  Merkez İlçe başta olmak üzere 13 İlçe 15 beldede değişimi gerçekleştirmek, Derman Belediyecilik anlayışımızı 31 Mart’ta zaferle sonuçlandırmak üzere tüm örgütlerimizle, başkan adaylarımız, belediye meclisi ve il genel meclisi adaylarımızla hazırız. 41 yıl sonra Milletvekili çıkarmanın gururu ile, 74 yıl sonra Kütahya Belediye Başkanlığını kazanacağımıza inanıyoruz, halkımıza güveniyoruz, kazanacağız.  Biz; yurttaşlarımızın yaşam tarzlarına, değerlerine ve kimliklerine saygılı davranan, hiç kimseyi ötekileştirmeyen, hoşgörülü bir belediyecilik anlayışı istiyoruz. Biz; kentlerde oluşan zenginliğin bir avuç siyasetçinin ya da yandaşın cebine rant olarak girmesini değil tüm yurttaşlarımıza hakça dağıtılmasını istiyoruz. Biz; kent sakinlerine ödedikleri vergilerin hesabının verildiği ve tüm harcamaların denetlendiği şeffaf bütçeli belediyeler istiyoruz.  Biz; yoksulluğun, açlığın ve işsizliğin olmadığı; hiçbir çocuğumuzun yatağına aç girmediği kentler istiyoruz.  Biz; tüketen ve israf eden değil, her alanda üreten insanlarımıza nitelikli istihdam yaratan belediyeler istiyoruz. Biz; yenilikleri ve akıllı teknolojileri kentlerin doğasına ve kültürel mirasına ihanet etmeden hayata geçiren belediyeler istiyoruz.  Biz; kent sakinlerinin trafikte harcadığı süreyi azaltan ve ulaşım maliyetlerini düşüren yenilikçi ve alternatif modelleri sunan belediyeler istiyoruz. Biz yüksek binalardan beton yığınlarında boğulmak değil çocuklarımızın parklarda ve yeşil alanlarda oynadığı, planlı temiz ve nefes alabileceğimiz kentler istiyoruz. Biz Değişim isteyen yurttaşlarımıza Derman Olmaya Geliyoruz. Başaracağız, Kazanacağız. Martın Sonu Bahardır.” Dedi.

CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal, Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç da toplantıda konuşma yaparak Kütahya’ya destek olacaklarını ifade ettiler.

 

CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, 41 yıl sonra Kütahya’da bir şeyler yaptıklarını vurgulayarak, “Geçmiş 7 ayda bir muhalefetin Kütahya’da neler yapabileceğini tüm Türkiye’ye gösterdik. Ulusal çapta ses getiren çalışmalarımız oldu. Önümüzdeki süreçte bunun yansımaları da olacak. Kütahya’da Sayın Eyüp Kahveci başta olmak üzere, Tavşanlı, Dumlupınar, Altıntaş, Çavdarhisar, Aslanapa, Simav, Domaniç başta olmak üzere ve İyi Parti ile ittifak içinde olduğumuz tüm ilçelerde seçimi kazanmak amacındayız. İlk defa tüm ilçelerde kazanma hedefiyle yola çıktık. Yolumuz açık olsun.” Dedi.

 

Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkan Vekili Özgür Özel, katılımcıları selamlayarak başladığı konuşmasında, “Alnı açık, başı dik, koca yürekli, haramdan ve yalandan korkan Kütahya’nın güzel insanları hepinize merhaba. Bugün burada çok değerli dostlarımızla, adaylarımızla birlikteyiz. Kütahya’da 41 yıl sonra milletvekilimizin olmadığı bir süreçte bir milletvekiline kavuşmanın ve özellikle kentinin sorunlarına hakim, mecliste kürsüyü kendisine verdiğimizde sizlerin sorunlarınızı meclise taşıyan Ali Fazıl Kasap için bu salonda emeği geçen herkese özellikle teşekkür ediyorum.  Zor bir süreç içerisindeyiz. Zor bir yerde siyaset yapıyorsunuz. Şu anda sadece Simav’ın Demirci ilçesinden belediye başkanımız var. Başkanımız yine Demirci’de aday, belediye başkanlığı açısından altı oklu bayrağı bir süredir tek başına taşıyor. İnşallah kendisinin yalnızlığı 31 Mart günü inşallah kendisinin yalnızlığı Eyüp Başkan yanında olmak üzere çok sayıda belediye başkanımızla Kütahya’da sona erecek.

İnsani gelişmişlik endeksi diye bir endeks var. Belediyeler nasıl çalışıyor. Birleşmiş milletler 50’nin üzerinde kriter belirlemiş. Suyun temizliğine, havanın temizliğine, kültürel aktivitelere bakıyorlar, kentin temizliğine bakıyorlar… ve Türkiye’deki binin üzerinde belediyeyi ıraya diziyorlar. İlk on belediye açıklandı, listeye baktık listede 10 belediyenin on belediyesi de Cumhuriyet Halk Partisi. İlk 30’da 20 tane bizim, son onda hiç CHP’li yok ama son onun en yaşanamaz belediyenin sekiz tanesi de AKP’li.

Geçen seçimden bugüne kadar yüzde 5.5 Tepebaşı nüfus olarak büyümüş, yüzde 6.8 Odunpazarı büyümüş, AKP’li belediyeler nüfus olarak yüzde 15-20 arasında azalmış. İç göçte Eskişehirliler, AKP’nin yönettiği 10 belediyeden, CHP’nin yönettiği 4 belediyeye doğru göçmüşler. Türkiye’de durum nasıl? En çok göç alan belediyeler CHP’de, en çok göç veren belediyeler AKP’de. Kütahya ne yapsın? Kütahya’dan kalkıp doğdukları yeri bırakıp Eskişehir’e mi gidecekler? Böyle bir şeye ihtiyaç yok. Onun yerine Eyüp Başkanı seçecekler.

Tavşanlı’da, Simav’da, Şaphane’de, Domaniç’te, Çavdarhisar’da, Aslanapa’da eğer iyi yaşamak isteniyorsa, eğer buralarda insana insan gibi değer verilsin, doğaya sahip çıkılsın, yeşil de mavi de korunsun, engellilerin aday olduğu belediye meclisi Eyüp başkanla birlikte hem engellilere hem bütün dezavantajlı gruplara elinden gelen en iyi hizmeti yapacak ve kısa süre ieçrisine Kütahay Eskişehir, Muğla, Aydın, İzmir Nasılsa, CHP’nin yönettiği Giresun’umuz nasılsa Kütahya’mızda da insanımız öyle mutluluk içinde, geleceğe huzurla bakacak. Eyüp Bey neler vaat ediyor? Umut vaat ediyor, iyi bir gelecek vaat ediyorlar, insanca hizmet, eşitlik ilkesine aykırı olmadan, kayrılmadan, kimseyi kayırmadan, kimseyi ötekileştirmeden bir kenti yönetmeyi vaat ediyor ve umudun siyasetini yapıyorlar.

Karşımızda ne var? Karşımızda umudun siyasetini tüketmiş, siyasette umudu tüketmiş, ne vaat edersek edelim, geçmişte ne vaat ettik de yaptık şimdi bir daha aynı şeyi nasıl söyleriz diyenlerin korku siyaseti var. 31 Mart’ta oyu bize vermezseniz siz mahvolunuz diyorlar. Neden? Seçim muhtar seçimi, seçim belediye başkan adayı seçimi, seçim belediye meclis üyesi seçimi, hayır diyorlar, bu; varlık, yokluk, beka seçimi. Bu, umudu söyleyip, geleceğe güzel günleri vaat edemeyenlerin korkutarak oy almasıyla ilgili buldukları yeni bir taktik. Burada Recep Tayyip Erdoğan ile Devlet Bahçeli ayrı ayrı promterlere bakıyorlar, kablolar aynı yerden. İkisi de ortak içerik üretiyor aynı şeyi söylüyorlar. Buradan Recep Tayyip Erdoğan’a da, Devlet Bahçeliye de, bunların soyadı Soylu içişleri bakanına da, bunun yanın da dış işleri bakanına da bu partiler adına çıkıp konuşan herkese söylüyoruz, aha bakın biz Kütahya’dayız, buradan söylüyoruz, mavi gözlü devin söylediği gibi geldikleri gibi giderler.

Bir gerçek var, millete, sadece size değil, 82 milyona, AKP’lisine, MHP’lisine, HDP’lisine, İYİ Partilisine, mecliste olmayan partilere oy verenlere, milletin hepsine, bundan iki belediye fazla kazanmak, beş on belediyeyi kaybetmemek için Ankara, İstanbul korkusuyla illet ve zillet diyorlar. Millet ne yapar biliyor musunuz? Kendisine lakap takana, kendisine hakaret edene, kendisini hakir görene, yukarıdan bakıp kendi kibiriyle milletle alay edene, illet, zillet diyene, sen lakap taktın ya, bir tane kulp takar, o kulpla alır seni 31 Mart’ta siyasetin rafına kaldırır.”

26 Ağustos’ta büyük taarruz emrinin verildiği yerden söylüyoruz, 30 Ağustos Büyük Zafer’in taçlandığı topraklardan söylüyoruz, kürdüyle, Türküyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Alevisiyle, SÜnnisiyle bu ülkenin beka sorununu hep birlikte halletmiş, Türk milletinin bağrından söylüyoruz, 31 Mart bir yerel seçimdir. Bu ülkenin bir beka sorunu yok ancak İstanbul’daki, Ankara’daki kaybetmekte olduğunuz bütün şehirlerdeki yandaş müteahhitlerinizin rant odaklarının ve sizin partilerinizin beka sorunu var kardeşim doğrudur. Bir beka sorunu varsa size yandaşlık eden, sizin beslemeleriniz, bu milletin sırtından bir sivrisinek gibi beslenen kan emici, yolsuzluğa bulaşmış yandan müteahhitlerinizin beka sorunu vardır.

Şimdi Tayyip Erdoğan meydanlara çıkmış, “Nerden nereye” diye bir şarkı yazmış. Olacak iş değil. 17 yıldır memleketi yönetiyorsunuz, işsizliğin nerden nereye geldiği ortada, yoksulluğun nerden nereye geldiği ortada, yolsuzluğun nerden nereye geldiği ortada. Ama birlikte bir yolu takip ediyorlar. En son geldiğimiz nokta şu: vatandaş 81 ilde parasını vererek patates, domates, sivri biber, patlıcan alamayacak duruma geldi. İstanbul’da belli yerlere koyduğunuz, insanları insanlık onuruna aykırı bir şekilde sıraya soktuğunuz demir parmaklıklarla, ucuz iki kilo patates için, bir kilo sivri biber için çektirdiğiniz cefa, bu ülkede bir sorunun çözümü değil, ülkenin kötü yöne gittiği, tarım politikasının çöktüğü, ekonominin çöktüğüyle ilgili bir gerçeğin adeta tescillenmesinden başka bir şey değildir. Kameraları tanzim satışa götürüp, burada patlıcan ucuza satılıyor deyince Kütahya’da patates ucuzlamıyor. Var mı Kütahya’da tanzim satış, ucuza alabiliyor musunuz? Ama İstanbul’a güneş açınca Türkiye’ye yaz geliyor diyorlar. Ama gelmiyor. O tanzim satış mağazaları üç şehirde var. bugün yeniden tanzim satışa ihtiyaç olduysa, CHP’nin tanzim satış uygulamasını özelleştiren AKP zihniyeti yüzünden vardır. Bugün Türkiye’deki tanzim satışlar çadırda duruyor ya da tekerlekli minibüslere bindirmişler. Tanzim satış için ne kadar bir dönem için alım planladınız diye sorduk. Bundan 15 – 20 gün önce cevap geldi; iki aylığına diye. Hesaplayın; 31 Mart akşamı seçim çadırı bitti mi tanzim satış çadırı da indi. 31 mart akşamı Tayyip Erdoğan’ın seçim otobüsü meydandan gitti mi tanzim satış arabası da gidecek. Ondan sonra 4 yıl süre ile yine aynı sıkıntılarla vatandaşımız karşı karşıya.

Şimdi buradan Kütahya’daki ve Türkiye’nin dört bir yanındaki AKP’li ve MHP’li kendine söz verilmiş ve tutulmamış olan seçmenlere seslenmek istiyoruz. EYT için bütün gayretimizi gösterdik, EYT’lileri unuttular. Ben milletimi enflasyona ezdirmem dedi, gerçek enflasyon yüzde 45-50, TÜİK’te ayar yaptılar yüzde 20.6, zammı ne verdiler? 10.4. Yerel seçim; birilerinin dediği gibi beka seçimi falan değildir. Yerel seçim, seçmenin cebinde iki tane kart tutan, bu kartlardan bir tanesi memnun olmadığın belediye başkanı varsa ona göstereceğin kırmızı karttır. Kütahyalılar bu belediyeden memnun değilse ver kırmızı kartı, getir Eyüp Başkanımızı Kütahya’yı güzel yönetsin. Ama bir kart daha var o da sarı kart. Uyarı kartı. Kime? İktidara.

Kütahyalı AKP’liler, MHP’liler; eğer bu iktidara, bu cumhur ittifakına, bize ağıza alınmayacak her türlü sözü söyleyerek seçim kazanmaya çalışan bunlara bir kez daha oy verecek olurlarsa siyaset bunu şöyle okur; Emeklilikte yaşa takılan kızdı, bağırdı, çağırdı ama yine bizden memnun, oyunu verdi. Biz; Kütahyalı çiftçiye mazotun yarısı senden yarısı benden demiştik ama bu sözümüzü tutmadık, ne mazot ne diğer desteklemeyi yapmadık ama çiftçi yine bize oyunu verdi diyecekler. Bunu dedikten sonra da dört yıl boyunca inim inim yine bu zorlu ve acımasız politikaların altında ezilirsiniz. Nerden nereye diye başladık lafa. Evet Sayın Recep Tayyip Erdoğan, şarkınız çok doğru, nerden nereye? 

Bugün gelinen noktada CHP 31 Mat’ı genel iktidarın uyarılacağı, yerel iktidarın değişeceği seçimler olarak görüyor. Eyüp Başkan, iktisatçı, iyi ekonomi bilgisi var, Kütahya’da markalaşmış önemli şirketlerde görev yapmış bir kişi. Bu seçimi Eyüp Başkanı kazandıracak bir kişi var, sensin.” İfadelerini kullandı.

 

CHP Kütahya Belediye Başkan Adayı Eyüp Kahveci ise, “Vatandaşlarımız, 31 Mart 2019 Pazar günü gerçekleştirilecek olan yerel seçimle; Şehrül-Eminini, yani, şehri ve içinde yaşayanları emanet bilen, bu emanete ihanet etmeyecek, şehrin emin kişisini, Şehrin idaresinde adil, sadık ve vefalı olacak yiğidini, Şehrin halkına hizmet ederken hakka, hakka hizmet ederken de halka  hizmet ettiğini bilecek; hak pişirecek, hak dağıtacak, hak gözetecek adamını, Halkı ayırt etmeksizin sevecek, sayacak, hissedecek hizmet erini, Kütahya’nın vizyonunu değiştirecek liderini, Çevre illerle rekabette geri bıraktırmayacak ve ekonomik kalkınmasını sağlatacak şehir yöneticisini, İş adamları ile sanayicisinin ve ihracatçısının önünü açacak ve bürokrasiyi yönetecek erdem sahibini, Geleneksel yönetim yaklaşımının ötesine geçmiş, Tanıtım, Turizm, Ulaşım, Altyapı, Şehircilik, Çevre, Eğitim, Kültür, Sağlık, Spor, Ekonomik Yapı gibi konularda ekibiyle ve 5-10 yıllık stratejik planlarıyla ilimizi arkasından sürükleyecek proje adamını ve yatırım uzmanını, iş başına getirecektir.

“Ayağa kalkacaksan halk için kalk” düsturu ile Hak adına adaleti, barışı, ekonomik refahı ve kentin dönüşümünü tesis etmek için yola çıktık. Bu bağlamda şehrin imarından, turizminden, yatırımından, çöpünden, suyundan, çevresinden, bünyesinde bulunan şirketlerden ve o yerleşim yerinde yaşayanların refahından vb. gibi şeylerden sorumlu olacak ve Kütahya halkının aradığı HALKIN ADAMI unvanına yakışacak en uygun adayın biz olduğumuzu iddia ediyoruz. Dünya üzerindeki politik, ekonomik, sosyo-kültürel ve teknolojik değişimleri kapsamlı olarak analiz ettiğimizde yeni bir dünya düzeninin oluşmakta olduğunu gözlemliyoruz ve Kütahya’mız ile Türkiye’mizin bu değişimi etkin yönetmesi lazım geldiğini her daim vurguluyoruz.

Artık “Sanayi Toplumu” aşamasının bittiği ve “Bilgi Toplumu” aşamasına geçildiği noktadayız. Bu yeni dünya düzeninde herkesin konumlanmasını doğru yapması, yerini alması ve eğilimleri iyi takip etmesi gerekmektedir. Çünkü; Ekonomik refah arayan insanlar kentlere göç ediyor; bazı kentlerin nüfusu azalıyor, bazı kentlerin nüfusu artıyor. Ataerkil aile yerini çekirdek aileye bırakıyor. Kadınlar iş hayatına hızlı bir şekilde giriyor. Orta sınıf önemli bir şekilde yükselişe geçiyor. Sosyo-ekonomik ve kültürel yaşam, “sınırlı şeffaflıktan sınırsız şeffaflığa” ilerliyor. Ekonomik güç merkezi Batı’dan doğuya kayıyor. Bütün bu oluşumları ve koşullarını bilmeden, kavramadan, etkilerini hesaplamadan işlerimizi yönetemeyiz; geleceğimizi sağlam temeller üzerine inşa edemeyiz. Şehirlerin yönetim sistem kapasitesini oluşturma ve geliştirmede; Siyasi irade, iş dünyası, meslek kuruluşları, kamu kurumları, Sivil Toplum Kuruluşları (STK), Üniversiteler, Basın ve Halkla etkili işbirliği ve uyumlu çalışma gerekir.

Yetenekleri, girişimcileri, yatırımcıları, sanayicileri, etkinlikler ile yerli ve yabancı turistleri şehrimize çekebilmek için önemli bir rekabete gireceğimizi bilmemiz gerekir. Başarı, ancak marka çalışmalarını etkin yöneterek, ulusal ve uluslararası arenada konumlanarak gerçekleşebilecektir. Bu durum, özetle, şehrin pazarlama ve marka yönetimi sürecine dahil olması ve bunu yetkin kişilerce yönetmeyi başarması anlamına gelmektedir. Ulusal ve uluslararası rekabet ortamında Kütahya’nın kendisini diğer şehirlerden ayırt etme noktasında MARKA YÖNETİMİ’ndeki eksikliği ortadadır.

31 Mart 2019 Pazar günü gerçekleştirilecek olan MAHALLİ SEÇİM, partilerin ya da adayların yarıştığı bir seçim olmayacak. Bu seçime, dönüşmek, kabuğunu kırmak ve gelişmek isteyip; iyi günler ve sağlıklı yarınlar görmek isteyen Kütahya seçmeni damgasını vuracaktır. Futbol takımı tutar gibi parti destekleme dönemi bitmelidir. Kütahya bugüne kadar bu yüzden kaybetmiştir.

Hangi partiden ve hangi görüşten olursa olsun, bu seçimin yerel mahalli seçim olduğunun bilincinde olup, Kütahya’nın gelişmesinde ve dönüşmesinde bize inanmış, gönül vermiş ve sevgisine nail olma şerefi vermiş seçmenlerimizin destekleri, halkımın teveccühü ile bu yerel seçimlerde bir tarih yazılacak ve dönüşüm başlatılacaktır.

Kütahya Belediye Başkanı seçildiğimde, Sosyo Kültürel, Tarih, Turizm, Spor, Sağlık, Ekonomi, Yatırım Yönetimi vb. açısından Kütahya’mın önünü açmak ve Kütahya’mı Marka Şehir haline getirmek için herkesle uyum içinde çalışmak Boynumun Borcu olsun. 1 Nisan’dan itibaren inşallah Kütahya Belediye Başkanı sıfatıyla Kütahya’mıza Hizmet Edeceğiz, Kütahya’mız Kazanacak. Rabbim muvaffak eylesin. Siyasi görüşü de ne olursa olsun, “Bana Muhalefet Edene Sevgiden Başka Verilecek Bir Şeyim De Olmayacak.” Fikirlerimizin, çabalarımızın ve çalışmalarımızın ülkemize, Kütahya’mıza ve kendimize hayırlar getirmesini diliyor, saygılar sunuyorum.  Konuşmaların ardından CHP il, ilçe Belediye Başkan adayları ve Belediye Meclis Üyesi adayları tanıtıldı. - DORUK

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve dorukmedya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.