Yazı Detayı
23 Haziran 2020 - Salı 17:04 Bu yazı 173 kez okundu
 
Savunma Yürüyemedi!
Özlem ERTEM - Özlem'in Kaleminden
kutahyadorukgazetesi@gmail.com
 
 

Gün geçmiyor ki, yeni bir olay gündemi meşgul etmesin(!) Güzel Ülkemde sürekli bir kargaşa… Bugün, bir hikaye ile söze girmek istiyorum;

Alman Kralı II. Frederick, 1750 yılında Potsdam’dan geçiyor. Orayı çok beğeniyor ve “Bana şuraya bir saray yapın” diyor. Ertesi gün adamları gidip bakıyorlar, Kral’ın beğendiği yerde bir değirmen.

Adamlar kapıyı çalıyor, yaşlı değirmenci açıyor.

– Buyrun?

– Bizi Kral gönderdi. Burayı görüp çok beğendi, satın alacak. Kaç para?

– Satmıyorum ki ne parası?

– Saçmalama Kral istedi.

– Bana ne! Ben satmadıktan sonra kimse alamaz ki!

Adamları gelip Kral’a diyorlar ki;

– Efendim beğendiğiniz yerdeki değirmenci deli. “Satmıyorum” dedi.

– Çağırın bakalım bana şu adamı.

Değirmenci gelip, Kral’ın karşısında duruyor. II. Frederick:

– Yanlış anladınız herhalde beyefendi, ben satın almak istiyorum orayı. Kaç para?

– Yoo yanlış anlamadım, adamların da dün bunu söyledi. Satmıyorum!

– Beyefendi inat etmeyin, paranızı fazlasıyla vereceğim.

– Sen koskoca Kralsın, paran çok. Git Almanya’nın her yerine saray yap. Burayı benden önce babam işletiyordu. Ona da babasından kalmış, ben de çocuğuma bırakacağım. Satmıyorum!

II. Frederick ayağa kalkıyor;

– Unutma ki ben Kralım!

Değirmenci bakıyor ve diyor ki;

– Asıl sen unutma ki Berlin’de hakimler var! Hiçbir güç, hiçbir siyaset, hiçbir iktidar kral bile olsa adaletten üstün değildir. Hiç kimse adaletin üstüne çıkamaz. Orada oturamaz.

Potsdam’da Sansosi  Sarayı. Saray ve değirmen yan yana. Kral ve değirmenci adaletle komşu oluyor.

Sabahları II. Frederick arka bahçeye çıktığında değirmenci sesleniyor;

– Hey Frederick, ekmek yaptım göndereyim mi?

II. Frederick diyor ki;

-“ADALET HER SABAH bana, SICAK BİR EKMEK kokusuyla gelirdi.”

 “Berlin’de hakimler var”; diye adlandırılan bu hikaye Hukuk Fakülteleri’nde dilden dile gezip, adalet bekçilerinin kulağına küpe olması adına güzel bir örnektir. Yine bununla da kalmayıp Adliye koridorlarında veya ‘Adalet Mülkün Temelidir’ yazan binalarda gördüğümüz terazi işareti… O simgenin de anlamına baktığımızda şöyle ki;

‘Adalet Tanrıcası Themis…’ Gözleri bağlı olan bakire bir kadındır Themis; bir elinde kılıç, diğer elinde terazi tutar. Aslında son zamanlarda her evde bulunması elzem objelerden birisi sayılabilir adaleti temsil eden bu obje, keza dünyada ve ülkemizde adaletsizlik diz boyunu geçmiş durumda (!)

Terazi; Adaletin eşit ve dengeli şekilde dağıtılmasını...

Kılıç; Adaletin keskinliğini...

Bağlı gözler; Adaletin tarafsızlığını...

Bakirelik; Adaletin bağımsızlığını simgeliyor.

Hükümetin sunmuş olduğu; bir ilde birden fazla Baro kurulması ve o Baro seçimlerinin nisbi temsil sistemine göre yapılmasını içeren yasa değişikliğini kabul etmeyip, Türkiye genelindeki tüm baro birlikleri içinden 50 Baro başkanı ve avukatların, ülkemizdeki adil yargılama ve yargı bağımsızlığı konularına dikkat çekmek için, “Savunma Yürüyor” sloganı ile başlatmış olduğu  yürüyüş, Ankara girişinde polis barikatına ve engellemesine takıldı.

Kimsenin önünde düğme ilikleyip, karşısında eğilmemesi adına cübbesinde düğme bile olmayan adalet temsilcileri olan, ADALET İNSANLARI ADALET ARADI!

Ve ne yazık ki tarih; bir Baro başkanının şehir girişine izin verilmeyip, diğer pek çok avukat ile birlikte darp edildiği anda ki “Kendi ülkemin başkentine giremeyecek miyim?”  sorusunu bir utanç olarak üzerinde taşıyacak.

Sahiden, ADALET neydi?

 
Etiketler: Savunma, Yürüyemedi!,
Yorumlar
Haber Yazılımı