Yazı Detayı
18 Mayıs 2020 - Pazartesi 14:53 Bu yazı 327 kez okundu
 
Karantina Gölgesinde Bir Ramazan
Özlem ERTEM - Özlem'in Kaleminden
kutahyadorukgazetesi@gmail.com
 
 

Ramazan davulunun ve davulcusunun gür sesi, güzel manileriyle sahura uyanmayı sizler de özlediniz değil mi? Evet dediğinizi duyar gibiyim. İlk tespiti Aralık ayında Çin’in Wuhan kentinde gerçekleşen; kısa zamanda tüm dünya ülkelerini etkisi altına alan Covid19 salgını,  Mart ayında  virüsün Ülkemize de giriş yapmasıyla toplumsal ve bireysel hayatımızda ne çok değişikliğe yol açtı. Salgının yayılma hızı ve öldürücü etkisi, hepimizi zorunlu önlemlere uymaya mecbur etti; gerek günler süren genel sokağa çıkma yasakları, gerekse 65 yaş üstü ve 20 yaş altı bireylerin haftalardır evlerinden dışarı çıkamaması gibi… Salgınla mücadelede ilk kural, sosyal mesafe!

İçinde bulunduğumuz 11 ayın sultanı Ramazan ayıda; maalesef ki bu salgından nasibini alarak, belki de ilk kez böyle sessiz, böyle sakin geçiyor. Aile ve dostluk bağlarının en yoğun yaşandığı, manevi duyguların uç noktalara çıktığı Ramazan ayında; bu sene ne yazık ki, ne camilerde ne de kalabalık ve neşeli, bol bereketli iftar sofralarında sevdiklerimizle buluşamıyoruz.

Karantinada geçen Ramazan günlerinde, alışkanlıklarımızda ne gibi değişiklikler oldu? Kısaca bir göz atarsak ilk söylenebilecek olan; camilerde cemaat eşliğinde teravih namazlarının kılınamayıp, gündüzleri de topluca Kuran-ı Kerim mukabelelerinin yapılamamasıdır herhalde. Ve artık evlerde, sokaklarda, çeşitli sosyal mekanlar da toplu iftarlar yapılamıyor, herkes evinde küçük ailesiyle açıyor orucunu. Oysa nasıl da güzeldir, bir sofrada birleşmiş insanların heyecanla ezan sesini ve topun atılışını beklemesi… Mis gibi kokan, fırından yeni çıkmış sıcacık pideleri almak için sıra beklediğimiz uzun pide kuyruklarını bile özledik; beklerken belki hiç tanımadığımız, belki de semtimizin tanıdık bir sakiniyle ayaküstü sohbetler etmeyi de.

Yazarken, konuşurken bir çırpıda söylenilen, ancak yaşattığı manevi hazzı tarif edemediğimiz ne çok duyguyu bizden aldı bu Covid19. Yalnızca bunları mı? Elbette değil. Gerek yerel yönetimlerin, gerek sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği Ramazan Şenlikleri de bu sene askıya alınanlardan. İnsanlar, iftardan sonra ailece;  düzenlenen etkinliklere katılmak yerine evlerinde televizyon kanallarında yayımlanan sohbetleri ve eski kayıtlardan oluşan Ramazan Şenliklerini izlemekle yetiniyorlar.

Ve tabii ki, çocuklar da Ramazan ayı içinde olumsuz etkilenenlerden. 11 ay boyunca çocuklar tarafından dört gözle beklenilen; tarihçesi hemen hemen 200 yıla yakın, Kütahya’ya has bir gelenek olan, Küpecik… Çocukların iftardan sonra toplanarak, aralarından seçtikleri bir lider ile birlikte mahalledeki evlerin kapısını tek tek çalıp, “Küpecik” manisi ve diğer farklı tekerlemeleri söylemesinin ardından, ev sahibi tarafından şeker, çikolata veya para ile elleri boş gönderilmediği unutulmayan etkinlik de bu sene özlenenler arasında yer alıyor.

İşte, böylesine durgun, böylesine mahzun bir Ramazan yaşıyoruz. Karantinanın gölgesinde öyle bir dönemdeyiz ki; değil çocukluğumuzun eski Ramazanlarını özlemle anmak, geçtiğimiz yılın Ramazanını bile özler hale geldik.

Bir sonraki yazım da, farklı bir konuyla yeniden buluşmak dileğiyle. Hoşça bakın kendinize.

 
Etiketler: Karantina, Gölgesinde, Bir, Ramazan,
Yorumlar
Haber Yazılımı