Haber Detayı
12 Ekim 2020 - Pazartesi 19:40 Bu haber 2090 kez okundu
 
Özel Okul Niteliğindeki, Devlet Okulu
İlimizde Eğitim-Öğretimin yanı sıra, sosyal açılımlarıyla ve okul içerisinde çeşitli alanlarda adeta olayı canlandıran panolarla dikkat çeken ve takdir toplayan, Kütahya Sosyal Bilimler Lisesi’ni DORUK Gazetesi olarak ziyaret ettik.
EĞİTİM Haberi
Özel Okul Niteliğindeki, Devlet Okulu

İlimizde Eğitim-Öğretimin yanı sıra, sosyal açılımlarıyla ve okul içerisinde çeşitli alanlarda adeta olayı canlandıran panolarla dikkat çeken ve takdir toplayan, Kütahya Sosyal Bilimler Lisesi’ni DORUK Gazetesi olarak ziyaret ettik.

Faaliyetleri ile ilgili bilgisini aldığımız Okul Müdürü Ahmet İREN: “38 Öğretmenin ve 521 öğrencinin oluşturduğu okulumuz, 20 derslikten 1 Konferans Salonu, 1 Spor Salonu, 2 Fen Laboratuarı, 1 Kütüphane ve 1 Yemekhaneden oluşmaktadır.

“Ben Eğitimin Bürokratik Tarafında Değil, Çözüm, Tanıtım ve Kalıcılığı Tarafındayım”

Okulumuzun koridorlarını, tavanlarını boyamamızın nedeni, öğrencilerimizin kendilerini evlerinde hissedip rahat öğrenebilmelerini sağlamaktır. Bu öğrencilerin bu merdivenlerden, bu koridorlardan geçerken tek seferde bu bilgileri okumasalar; diğer seferde gözleri illa takılacaktır. Böylelikle görsel hafızalarına kazınan bu bilgiler öğrenmeyi kolaylaştıracak, bu bilgilerin akılda kalıcılığını arttıracaktır. Ben eğitimin bürokratik tarafında değil; çözüm, tanıtım ve kalıcılığı tarafındayım. Bu bir bayrak yarışı ve zamanı geldiğinde gençlerimize teslim edeceğiz.

“Hayat 5 Şıktan, İbaret Değildir”

Okula eğitim için kazandırılan malzemeleri, aksesuarları öğrencilerimizle fikir alışverişinde bulunarak 'Nasıl daha kalıcı öğrenilir?' sorusu kapsamında okulumuzda değerlendiriyoruz. Bu çerçevede okulumuzda bulunan çoğu eşyayı çevremizden araştırarak; atıl kalmış kullanılmayan malzemeler arasından temin ederek, öğrencilerimizle birlikte yeniden kullanılabilir hale getiriyoruz.

Bu emek öğrencilerimizin üretmesini, yenilemesini, ortaya yeni fikirler koymasını sağlarken, hayatları boyunca unutamayacakları ve sonraki nesillere aktarabilecekleri anılar biriktirmelerine de vasıta oluyor. Üreten, ortaya yeni fikirler koyan gençlere ihtiyacımız var. Hayat 5 şıktan ibaret değildir. Okulumuz için ormandan ladin istedim; okulumuza çam ağacı diktik. Bu da öğrencilerimizin doğaya olan sevgilerini pekiştirmek için attığımız adımlardan biridir.

Eğiten ve Öğreten Koridorlar

Coğrafya Koridoru

“Öğrenci Dokunduğu, Üstüne Hayaller Kurabildiği Şeyleri Unutmaz”

Gökyüzü temalı yaptığımız bu koridorumuz öğrencilerimizin adeta evrenin içinde kendilerini görebilmeleri, gezegenleri hayal güçlerinde canlandırıp sadece sınav odaklı değil, zihin güçlerini de geliştirebilmeleri için tasarlanmış bir koridordur. Dediğim üzere hepsinde emekleri var. Yani öğrencilerimizin fikirlerini söyleyebilme, fikirlerini yaşayabilme özgürlükleri var. Kullandığımız malzemeler, dışarıdan bulduğumuz atıl kalmış malzemelerle yaptığımız çalışmalar. İçinde su sesleri olan şelale temalı öğrencilerimin rahatlamasını sağlayan bir koridorumuz var. Bu koridorda öğrencilerimiz hem Türkiye’nin fiziki şekillerini görüyor, hem de rahatlıyor. Doğayla iç içe olan bir köşe yaratmak istedik. Koridorumuz da duvarlarda gördüğümüz fiziki şekiller ise en ince ayrıntısında kadar düşünülüp, zemine 3 boyutlu şekilde aktarılan Türkiye’mizin doğal fiziki güzellikleridir. Öğrenci dokunduğu, üstüne hayaller kurabildiği şeyleri unutmaz. Görsel hafızasına ne kadar şey yükleyebilirsek o kadar kârdayız.

Öğrenciye bu yerlerle ilgili her hangi bir soru sorulduğunda veya bu konular gündeme geldiğinde, öğrencimiz bu konulara hâkim olsun istiyoruz, gayemiz budur. Küçük olarak gözükse de hayatı boyunca, onunla birlikte gidecek ayrıntılar bunlar. Elimizden gelenin fazlasını yapmaya çalışıyoruz. Özel okul niteliğinde, bir devlet okuluyuz. Sosyal Bilimler Lisesinin özet tarifi budur.

Tarih Koridoru

Diğer bir koridorumuz da ise tarihin esintileri var. Karşınızda gördüğünüz duvarlar Anadolu’ya giriş Alparslan’ı, Osmanlı cihan devletinin temellerinin atıldığı Domaniç’i ve muhteşem Ertuğrul’unu; İstanbul’un Fatih’i Fatih Sultan Mehmet’i ve vatan topraklarının nasıl kazanıldığının teminatı olan maneviyatla yoğrulan Dumlupınar Şehitliği’ni anlatıyor. Teneffüslerde burada alttan mehter müziği çalıyor. Zil kavramını kaldırdık. Burası bir müze niteliğinde.

EVET Kelimesini Kullanabilecek Kadar Özgüvenli, HAYIR Kelimesini Kullanacak Kadar İradeli”

Okulumuzun bir diğer özelliği özgüvenli, iradeli öğrenciler yetiştirmektir. ‘EVET’ kelimesini kullanabilecek kadar özgüvenli ‘HAYIR’ kelimesini kullanacak kadar iradeli bir okul burası. Klasik okul mantığından çıkararak daha öğretici daha etkili bir okul inşa etmeye çalışıyoruz. Sonuç olarak bilinçaltı, öğrenmede 90 etkili bir kavram. Bilinçaltını iyi şeylerle doldurmak gerekiyor. Sosyal Bilimler Lisesi’ni öğrencileri bizim denetimimizde ve koordinasyonumuzda yönetir. Zaten bizim okulumuzun misyonu nitelikli idareciler yetiştirmektir.

İnanç ve Değerler Sokağı Koridoru

Bir koridorumuzu da inanç ve değerler sokağı yapmayı planlıyoruz. Şuan koridorumuza sadaka taşını koymakla işe koyulduk. Sadaka Taşı; insan onurunun incinmeden yardım almasını sağlayan, eski yardımlaşma sistemlerimizden biri. Bu sistem yardımlaşmanın sadece zengin-fakir çizgisinde değil, bir mahalle içinde aynı sosyal statüye sahip insanlar arasında da köprü görevi görmesini sağlamaktaydı. Bu sebeple öğrencilerimizin yardımlaşmayı bu denli naif bir çizgide öğrenmeleri için koridorumuza koyduğumuz eski bir yapıdır.

“Özünü Geçmişten Al, Yüzünü Geleceğe Dön”

Eski evlerde iki tane tokmak vardı. Biri büyük tokmak, diğeri küçük. Bunun nedeni ise eğer kapıyı çalan erkekse içerideki bilsin diyedir. Bundaki maksadımız bu koridordaki kapımızda, bunu yaşatmaktır. Pencerenin önüne ise kırmızı çiçek ve sarı çiçek konurdu bunun maksadı; eğer kırmızı çiçek varsa içeride genç kız var, bu caddede kaba konuşmayın; sarı çiçek varsa içeride hasta var, sessiz olun rahatsız etmeyin anlamına gelmekteydi. Bunlar hep kültürümüz bizim. Örf ve adetlerimizi yaşatmak, gençlerimize aktarmak bizlerin elinde. Sedirlerle, hat sanatlarıyla mistik bir hava vermeyi planlıyoruz. Özünü geçmişten al, yüzünü geleceğe dön temasıyla hareket ediyoruz.

Mescit ve Abdestlik

Okulumuzda abdest alma sıkıntısı olduğu için mescidin içine aşağıdan bir su borusu çıkartıp, çocuklarımızın rahat bir şekilde namaz kılmaları, Kur-an’larını okuyabilmeleri için bir ortam hazırladık. Her türlü fikre açığız ancak 3 tane çizgimiz var: Vatan Millet ve de Bayrak. Var oluş sebebimiz bunlar.

Düşünmek çok önemli, herkesle aynı fikirde olmayı da istemem, çeşitlilik önemli. Bu nedenle Necip FAZIL’ı, Nazım HİKMET’i, Cahit ZARİFOĞLU’nu aynı yere koyduk. Gayemiz Atatürk ile Peygamberimiz ile Vatan ve Millet ile beraber bütün bir okulumuz olsun.

Türk Edebiyatı’nda Dergicilik Köşesi

Türk Edebiyatı’nda dergicilik köşesinde bir edebi topluluğun oluşmasına ortam hazırlayan, Servet-i Fünûn'dan tutun İslamcılık hareketinin en önemli yayın organı olan Sebîlürreşâd'a kadar dergiler mevcut. İnternetten açık arttırmayla aldığımız bu dergiler okulumuzda öğrencilerimizin hizmetine sunulmuştur. Bu çalışmaları yaparken, vefa bilincini geliştirmek adına hangi öğrencilerimizin emeği geçtiyse onların isimlerini, çalışmaların köşelerine yazıyoruz. Bizim okulumuzda ben-sen kelimesi yerine BİZ kelimesi var.  

“Şiir Sebilimiz, Okulumuz İçin Bir Gurur”                                                         

Her 45 dakikada bir şiirin değiştiği Şiir Sebilimiz, okulumuz için bir gurur niteliğinde. İçerisinde çok kıymetli yazarlarımızdan 90 tane şiir bulunuyor. İcadını herkesin düşünemeyeceği ve işlevinin oldukça büyük olduğu; 'Şiir Sebili' adını verdiğimiz saatimizin, 3 ana malzemesi var araba sileceği, motor ve zaman rölesi. Bu icadımızın 2017 - 2018 eğitim öğretim yılında 11/C sınıfında olan okulumuz öğrencilerinden Muhammet Alperen AYDIN, Dilara KET, Elif ORDU, Fuat GÖKÇE, Öznur ÇELİK, Süeda AĞARLIOĞLU'nun Edebiyat Sokağımıza armağanı olması bizi gururlandırıyor. Bu memlekete düşünen, sorgulayan, harekete geçen insanlar lazım.

 

Sanat Tribünü Köşesi

Sanat tribünümüzü ise öğrencilerimiz boyadı. Burada kulüp çalışmalarını yürütüyorlar. Bu okulun asıl amacı yöneticileri, makam sahiplerini yetiştirmektir. Bu nokta da özgüven çok önemli. Öğrencilerimin hiçbir zaman verdiğimiz emekleri boşa çıkaran, okulumuza zarar veren davranışları olmadı. Bu bizim için ayrıca önemli ve değerli. Bu okula iyi ki geldim, ben de öğrencilerimiz gibi burada kendimi buldum aslında.

Edebiyat Koridoru

Sadece bu koridordan üniversite sınavında sorular çıktı. Bu koridorun duvarlarının dilleri olsa kıymetli şairlerimizin, yazarlarımızın eserlerinden başka bir dil bilmezdi. Resimlerle desteklediğimiz bu duvarlar, öğrencilerimizin hafızasında yer etsin diye tasarlandı. Ve bu bilgilerin zaman içinde öğrencilerimiz tarafından oyun haline getirilerek, duvarlarda oynanması bizleri mutlu ediyor.

“Bütün Kötülüklerin Sonu, Alınan İyi Bir Eğitimle Gelir”

Her insanın hayatına dokunan, hayatını değiştirmesine sebep olan, bakış açısını değiştiren olaylar vardır. Benim de öğrencilerimle bu ilişkileri kurmamın, fikirlerini özgürce yaşayabilecekleri bir ortam sağlamamın nedeni, onlara örnek olarak iyi birer eğitimci niteliği kazanmalarını şimdiden sağlamaktır. Bütün kötülüklerin sonu, alınan iyi bir eğitimle gelir. Küçük bir çocuğun, öğretmenin en doğruyu bilir düşüncesi o çocuğun tüm hayatını şekillendirmeye yeter. Bu nokta da bizlerin üstüne düşen görev fazlacadır. Makamında büyüyen değil, makamını büyüten gençler yetiştirmeliyiz.” dedi.

Öğrenci YILMAZ: “Bize Okulu Yuva Yapan, Sizin Gibi Eğitimciler Hep Olsun”

Ziyaretimiz esnasında Sosyal Bilimler Lisesi öğrencilerinden Zeynep YILMAZ: “Burayı 5. Sınıfta kendime hedef edindim ve hedefime ulaştım. O kadar güzel bir okul ki pandemi sürecinde bu okulun kıymetini daha iyi anladım, sürekli buraya gelmek istedim. Burada size verilebilecek her şey var. Dil olsun sosyal etkinlik olsun, hayat konusunda olsun. Bizlere karşı eğitimcilerimiz, idarecilerimiz adeta bir anne baba gibi.

Diğer okullardan farkımız bizleri daha iradeli, daha dik yetiştiren, bizlere evet hayır cevap hakkını tanıyan, fikirlerimizi önemseyen, öğretmen öğrenci ilişkisinden ziyade bizlerle kurdukları iletişimde sarıp sarmalayan, zorluklar karşısında çözüm odaklı yaklaşmamızı bize öğreten, bir eğitim söz konusu. Eğitim de bana göre budur zaten. Bizleri sadece sınavlara değil hayata karşı da hazırlıyorlar.

İçine girince mutlu olduğum ve çıkmak istemediğim bir yuva burası. Bu yuvanın bana kattıkları, öncellikle bir dil. Bu okul bizlere İngilizce, Almanca ve bizim köklerimizde olan Osmanlıca Türkçesini öğretti. Bizim köklerimizin ortaya koyduğu eserleri, anlayamamak yorumlayamamak, okuyamamak günümüzün gençleri için bir yara olduğunu düşünüyorum. Bu bizim eksiğimiz. Mesela biz bir araştırma yapmak istediğimizde Osmanlıca yazılı eserlere bakmak zorunda olduğumuz zamanlar oluyor. Böylelikle bu eserleri okuma ve inceleme imkânımız oluyor.

Bu okulun duvarları koridorları eğitim dolu. Gözünüzün takıldığı her yerden sınavda soru gelebilir ki geldi de. Koridora çıktığınızda sadece su almak için yürümüyorsunuz; gözünüzün takıldığı şeyler illa ki oluyor. Bunun bizi kültür açısından sınavlar açısından daha ilerilere taşıdığını düşünüyorum. Boş bir koridorda yürümek ayrı, duvarların bize anlattığı şeylerin olması apayrı bir zenginlik. Bu okulun bana kattıkları o kadar fazla ki, anlatmak değil yaşamak gerekiyor; bunu sağlayan başta Müdürüm olmak üzere tüm eğitimcilerime teşekkür ediyorum. Bize okulu yuva yapan, sizin gibi eğitimciler hep olsun.”dedi.

 

Mezun Öğrenci BİLGİN: “Sosyal Bilimler Lisesi, Bizim İçin Okuldan Daha Fazlası”

Ziyaretimiz esnasında konuştuğumuz Sosyal Bilimler Lisesi’nden mezun olan Sümeyye Aslıhan BİLGİN: “Bu sene Sosyal Bilimler Lisesi’ni bitirdim ve hedefim olan Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesini kazandım. Sosyal Bilimler Lisesi benim için yöneticilerimizin ve eğitimcilerimizin üstün gayretler sergilediği bir eğitim yuvası. Öncelikle burası bizim için okuldan daha fazlası, gayet sıcak samimi bir ortamda eğitim alıyoruz. İradeli, dirayetli en önemlisi de üretken olabilmemizi sağlayan bir eğitim alıyoruz. Aldığımız dersler sadece kitaplardan ibaret değil, hayata karşı adımlarımızda bize yardımcı olacak hayat dersleri de alıyoruz.

Sosyal Bilimler Lisesi’nde yüksek kalitede aldığım dil eğitiminin yanında örf ve adetlerimizin de içimize işlendiği bir öğrenim hayatım oldu. Bunun için başta Müdürüm, sonra diğer öğretmenlerimize teşekkür ederim böyle bir okuldan mezun olmanın sevincini ve gururunu yaşarken bir yandan da buradan ayrılmanın burukluğunu ve üzüntüsünü yaşıyorum.”dedi.

Sosyal Bilimler Lisemizin Müdürü Ahmet İREN başta olmak üzere, idarecilerini, öğretmenlerini, çalışanlarını, öğrencilerini, velilerini DORUK Gazetesi olarak tebrik ediyor, bu tarz eğitim veren ve bu düşüncelere sahip eğitimcilerimizin sayılarının çoğalmasını ve onların desteklenmesi için tüm erklerin birlik olması gerektiğini düşünüyor; çalışmalarından ve başarılarından dolayı Kütahya Aysel Selahattin Erkasap Sosyal Bilimler Lisesi'ni kutluyoruz. Öğretimin temeli eğitimdir. - Doruk/Nida

Kaynak: (DORUK) - DORUK GAZETESİ Editör: Nida Kocaman
Yorumlar
Haber Yazılımı