Haber Detayı
02 Mayıs 2022 - Pazartesi 01:05 Bu haber 1219 kez okundu
 
CHP İl Başkanı ŞAHBAZ: Üretim Araçları Özelleştirmeyle Sermayeye Peşkeş Çekilmiştir
SİYASET Haberi
CHP İl Başkanı ŞAHBAZ: Üretim Araçları Özelleştirmeyle Sermayeye Peşkeş Çekilmiştir

CHP Kütahya İl Başkanı Dr. Zeliha AKSAZ ŞAHBAZ: "Büyük mücadelelerle kazandığımız 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı’mız kutlu olsun,  Yaşasın 1 Mayıs, İşçinin, Emekçinin Bayramı!" diyerek parti binasında açıklamalarda bulundu.

Emek ve demokrasi mücadelesinde, 1 Mayıs, 1977’de, emeğin bayramlarında, iş cinayetlerinde katledilen canlara selam olsun diyen CHP İl Başkanı Dr. AKSAZ ŞAHBAZ: "Biz emekçiler, uygarlığı milyonlarca yıldır ellerimizle, alın terimizle ve beyin gücümüzle var ettik. Yeryüzünde insana dair görülen ne kadar eser varsa, bu emeğin, alın terinin, düşüncenin eseridir.  

Kapitalist sisteme teslim edilen tek kutuplu dünyada emeğin değeri yok sayılarak, sermaye tek değer olarak kabul ettirilmek istenmektedir. Emeğin örgütlü mücadelesi, sendikalaşma  mobbing ve işten çıkartmalarla engellenmektedir.  

Ülkemiz, hayatımız, kaderimiz, geleceğimiz küresel sermayeye, küresel ekonomi denilen vahşi kapitalizme teslim edilmiştir.  

Neo liberal politikalar ile üretim araçları özelleştirme adı altında sermayeye peşkeş çekilmiş, emekçilerin hakları ellerinden alınmıştır. Eğitim düzeyimiz ne olursa olsun ülkemizde, kendi toprağımızda sermayenin ücretli köleleri olarak çalışmaktayız. Bizlere işsizlik, iş güvencesiz, taşeron çalışma,  yoksulluk, açlık ve geleceksizlik dayatılmaktadır. Emekçilerimiz üzün çalışma saatlerinde gündüz 12 saat açlık koşullarında çalışmaktadır. AKP Saray iktidarı beşli çetelerle, sermaye gruplarıyla kamu kaynaklarını halkın değerlerini yağmalamaktadır.

Üretim kaynaklarımız özelleştirme adı altında yağmalanmış, özel sermayeye peşkeş çekilerek yok edilmiş, ülkemiz üretemez hale gelmiştir. Ülke ekonomisi ranta teslim edilmiştir.   

Yüksek enflasyonla emeğimiz hızla değersizleşmiş, yaşam pahalılığı yaşamı tehdit eder boyutlara ulaşmıştır. Enflasyon dayanılmaz bir soygun halini almıştır. Bugün emekçiler ağır yoksulluk ve açlık koşullarında yaşamaya çalışmaktadır. En temel beslenme, barınma ve ısınma ihtiyaçları karşılanamamaktadır. Çocuklarımız beslenememekte ve gelişme geriliği yaşamaktadır. Yoksulluk yüzünden gençlerimiz eğitim hakkını kullanamamaktadır.  

İşsizlik ve özellikle genç işsizliği, kadın işsizliği, ucuz işgücü, emek sömürüsü insanımızın kaderi haline gelmiştir. Tüm söylemler kazındığında altından emek sömürüsü çıkmaktadır. 

Suyumuz, derelerimiz HES’lere teslim edilmekte, yaşam kaynaklarımız kurutulmakta, kendi vatanımızda sürgün yaşamaktayız.  

Toprağımız, suyumuz, havamız zehirlenmekte, yaşam alanlarımız yok edilmekte, bizlere siyanürle, zehirle yaşam, ölüm dayatılmaktadır. 

Tüm ülke yangın yeridir. Ülkemizin her noktasında yağmalanan, taş ocaklarına, HES’lere, maden işletmelerine peşkeş çekilen toprağına, suyuna, ormanına,  yaşam hakkına, emeğine, ekmeğine sahip çıkan insanlarımız çığlık çığlığa haykırmaktadır.   

İş cinayetleri, binlerle ifade edilir hale gelmiş ve katliam boyutlarını almıştır. Soma’da, Ermenek’te para ve aşırı kar hırsıyla yüzlerce emekçinin katline neden olan patronlar hayatını kaybeden emekçilerin tazminatlarını bile ödemeden özgür bırakılırken, halkın avukatları özgürlükleri ellerinden alınarak cezaevlerinde rehin alınmışlardır. Vahşi kapitalizm emekçilerin alınteri ve kanlarıyla yükselmektedir.  

Vahşi kapitalizm ve dayatılan neoliberal politikalarla üretemez hale gelen ülke ekonomisiyle emekçiler, kadınlar, gençler ve çocuklar ezilmektedir.  

Kadının anne olarak ailede, ev işlerinde ve çocuk yetiştirmedeki emeği yok sayılmaktadır. Ekonomik özgürlük talebi, çalışması engellenmekte, çoğunlukla da iş güvencesiz ve kayıt dışı istihdam edilmektedir. İşyerlerinde cinsel taciz ve mobbing kadının önündeki en önemli engeldir. 

Kadınlarımız feodal, ataerkil sistemde çalışma yaşantısından, sosyal hayattan ve haklardan yoksun bırakılmak istenmekte, emeği yok sayılmaktadır. Ülkemizde kadınların özgürlük talebi feodal zihniyet tarafından büyük bir şiddetle ölümüne bastırılmak istenmektedir. Artık kadın cinayetleri onlar ve yüzler ve binlerle ifade edilmektedir. İşlenen kadın cinayetlerinin failleri çoğu zaman iyi hal cezai indirimi ile sistem tarafından korunmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından oybirliği ile kabul edilen, kadını şiddete karşı koruyan İstanbul Sözleşmesi, Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile feshedilmek istenmektedir. İstanbul sözleşmesi kadınlarımızın yaşam güvencesidir. Kadın örgütleri ve barolar tarafından Danıştay’da açılan onlarca davada ve alanlarda, yaşamın her alanında İstanbul Sözleşmesini savunuyoruz ve savunmaya da devam edeceğiz.  

Paralı hale gelen ve niteliğini kaybeden eğitim sistemimizle çocuklarımız eğitim haklarından mahrum kalmakta ve geleceksizliğe mahkum edilmekte, çalışmaya zorlanmaktadır. Çocuk işçiliği bu ülkenin gerçeğidir. 

Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu ülkenin  emekçileri, gençleri ve kadınları ile birlikte sarayın değil, halkın iktidarını inşa edeceğiz. Kamucu ve halkçı bir anlayışla ülkemizde demokrasiyi, temel insan hak ve özgürlüklerini, eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik sistemini kuracağız. Hiç bir çocuğumuzun, insanımızın karanlıkta, soğukta, aç kalmadığı, eğitim ve sağlık haklarından eşit yararlandığı bir ülkeyi yeniden kuracağız. 

Emeğin en yüce değer  kabul edildiği  ve sendikal örgütlenme ile emeğin değerinin ve haklarının korunduğu, ücretsiz nitelikli ve ulaşılabilir sağlık hizmeti, ücretsiz, nitelikli ve bilimsel eğitim hakkı ile doğamızın, dağlarımızın, nehirlerimizin, ormanlarımızın, yaşam kaynaklarımızın  tahrip edilmediği, üreten ve eşit paylaşan bir ülkenin, her türlü ayrımcılığa, cinsiyetçiliğe ve ötekileştirmeye, karşı eşit yurttaşlığın, savaş politikalarına karşı yurtta ve dünyada barışın mimarı olacağız.  

Cumhuriyetimizin 2. Yüzyılında Anayasal, Parlamenter, Demokratik, Laik, Sosyal Hukuk Devletini yeniden kuracağız, ülkemizi demokrasiyle taçlandıracağız.

Ülkemizin içinden geçtiği zorlu günlerde bugün yine ve yeniden Yaşasın İşçinin Emekçinin Bayramı, Yaşasın 1 Mayıs, Emek ve Dayanışma Günü diyoruz." İfadelerini kullandı. - DORUK 

Kaynak: (DORUK) - DORUK GAZETESİ Editör: DORUK
Yorumlar
Haber Yazılımı