Haber Detayı
08 Mayıs 2020 - Cuma 16:48 Bu haber 2150 kez okundu
 
ATAM: Barolar Hiçbir Siyasi Düşüncenin Oyuncağı veya Arka Bahçesi Olmamalı
Siyasetçiler tarafından da devamlı hedef olarak görülmesinden vazgeçilmesi gerektiğini belirten Baro Başkanı Av. Ahmet ATAM: "Üstünlerin değil, hukukun üstünlüğünü tesis etmeye gayret eden, hak ve haklının yanında yer alarak görevini ifa eden avukatları birçok müzminleşmiş sorunlarının biran evvel halli gerekli iken, bölünmeye sebep olacak bir takım çalışmalarla baroların gücünü kırmak kabul edilemez" dedi.
GÜNCEL Haberi
ATAM: Barolar Hiçbir Siyasi Düşüncenin Oyuncağı veya Arka Bahçesi Olmamalı

Siyasetçiler tarafından da devamlı hedef olarak görülmesinden vazgeçilmesi gerektiğini belirten Baro Başkanı Av. Ahmet ATAM: "Üstünlerin değil, hukukun üstünlüğünü tesis etmeye gayret eden, hak ve haklının yanında yer alarak görevini ifa eden avukatları birçok müzminleşmiş sorunlarının biran evvel halli gerekli iken, bölünmeye sebep olacak bir takım çalışmalarla baroların gücünü kırmak kabul edilemez" dedi.

2014'te FETÖ' nün bir projesi olarak ortaya atılıp daha sonra rafa kaldırılan taslak kapsamında bir çalışma yapılması neticesinde Barolara yeni düzenleme getirilmek istenmektedir diyen Kütahya Barosu Başkanı Av. Ahmet ATAM: " 'Birkaç gün öncesinde Sayın Adalet Bakanımız tarafından "öyle bir çalışma yok' diye yapılan açıklanın akabinde, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı ile, Avukatlık Kanununun bazı bölümlerinin değiştirileceği ve özellikle de kurulların seçimi ile ilgili yeni düzenlemelere gidileceğini ve bununla ilgili çalışmaların başlatıldığı yönündeki haberler basında yer almakta ve maalesef bizlerde basından duymaktayız. Bununla ilgili görsel ve yazılı basında birçok haber ve tabii ki beraberinde getirdiği bir bilgi kirliliği ve karmaşayla da karşı karşıyayız. Yapılması planlanan değişikliğin ne olacağı ve kapsamı konusunda da baroların bir bilgisi yoktur.

2014 yılında, FETÖ' nün bir projesi olarak ortaya atılıp daha sonra rafa kaldırılan taslak kapsamında bir çalışma yapılması neticesinde baroların parçalanması, her ilde birden fazla baro oluşturulması-baroların ve Türkiye Barolar Birliğinin parçalanması, baroya kayıt zorunluluğunun bertaraf edilmesi, avukatlık şirketleri vasıtasıyla şubeleşmenin getirilmesi, yurtdışı menşeili avukatlık ofislerinin Türkiye de faaliyet gösterebilmesinin önünün açılması gibi çalışmalar, yanında birçok tehlikeyi beraberinde getirecektir ve asla kabulü mümkün değildir.

Hukukun olmazsa olmazı, savunmadır. Savunmanın yegane unsuru olan avukatların bağlı olduğu Barolara üyeliği kaldırmak, mesleki disiplini, mesleki değerleri ve bunların kontrolünün sağlanamaması sonucunu getirir. Hukukun üstünlüğü için mücadele vermesi gereken meslek ve meslek kuruluşlarının, farklı düşünce ve hatta etnik kökene dayalı oluşumlar şeklinde ortaya çıkacak baroların yolunu açar.

Vatandaşın hak arama mücadelesinde yanında bulunan, yol gösteren, yargı erkinin savunma ayağının asli ve kurucu unsuru olan avukatlar ve barolar bir dernek, meslek odası veya bir sivil toplum kuruluşu olmayıp, üzerinde kamu kurumu niteliğini de barındıran meslek kuruluşlarıdır. İki aya yakındır adliyelerin hemen hemen kapalı sayılabileceği ve bir buçuk aya yakın bir zaman daha böyle devam edeceği bir süreçte, henüz mesleğe yeni başlamış bir çok genç meslektaşımızın ekonomik olarak sıkıntı içinde olduğu, hatta bürolarını kapatmayı düşündüğü bir zaman diliminde, bu sıkıntıların giderilmesine yönelik daha etkin bir çalışmanın yapılması gerekmekte iken; yargının diğer unsurları yanında avukatların ötekileştirilmemesi gerekli olup, bazı baroları sebep göstererek, bir şekilde dizayn verilmeye çalışılması kabul edilemez bir çok sorunu ortaya çıkaracaktır. Bununla birlikte barolar hiçbir siyasi düşüncenin oyuncağı veya arka bahçesi olmamalı ve tabii ki; siyasetçiler tarafından da devamlı hedef olarak görülmesinden vazgeçilmesi gerekli olup, baroların görüşleri dahi alınmadan, meslek mensuplarının tabi oldukları, birebir kendilerini ilgilendiren yasal mevzuatın değiştirilmesi çalışmalarına gidilmemelidir. Eğer bir yasa değişikliği yapılacaksa, bu süreçte muhataplarında katılımı ile bir mutabakatın sağlanması gereklidir.

Üstünlerin değil, hukukun üstünlüğünü tesis etmeye gayret eden, hak ve haklının yanında yer alarak görevini ifa eden avukatları birçok müzminleşmiş sorunlarının biran evvel halli gerekli iken, bölünmeye sebep olacak bir takım çalışmalarla baroların gücünü kırmak kabul edilemez" ifadelerini kullandı. - DORUK

Kaynak: (DORUK) - DORUK GAZETESİ Editör: DORUK
Yorumlar
Haber Yazılımı